Dostlar;
Resulullah efendimiz den: “Şüphesiz Allah, her çobana gözetimi altındakileri korudu mu, yoksa boşa mı götürdü sorar. Öyle ki, kişiye ev halkından sorar.”
(İbni Hibban) “Aile, ilk ve en ağır sorumluluk alanıdır.”
Hadisin özellikle; erkeğe ev halkı hakkında sorulması”nı vurgulaması dikkat çekicidir.
Bu sadece madi geçimi sağlamak değil; ahlaki, dini, psikolojik ve insanı rehberliği de kapsar.
Çocuğun yalnızca karnını doyurmak değil, kalbini ve zihnini de korumak, aileyi yalnızca ekonomik risklerden değil, inançsızlık, ahlaki savrulma ve kimlik kaybından da muhafaza etmek zorundayız.
Hz. Peygamber (s.a.v), bir adam hakkında bir şey duyduğunda: “Ne oluyor falanca kişi şöyle diyor?” demezdi.
Ancak şöyle derdi: “Ne oluyor bazı insanlar şöyle diyorlar?” ( Ebu davud) Hz. Peygamber (s.a.v) bir insanın davranışını beğenmediği zaman doğrudan ona eleştiri yapmak yerine daha geneli kapsayan iadeler kullanırdı.
Hadis, kötülüğe karşı çıkmanın üç mertebesi olduğunu açıkça ortaya koymuştur: “Elle değiştirmek, dil ile karşı çıkmak ve kalp ile buğz etmek. Münkeri (kötülüğü), zikredilen imkanların hepsiyle değiştirmek vaciptir.
Onu eliyle gidermeye gücü yeten kimse için sadece öğüt vermek yeterli değildir, diliyle gidermeye gücü yeten kimse için de sadece kalpten buğzetmek yeterli değildir.”
Sahip olduğun imkanlar bir ayrıcalık değil, bir imtihandır.
Yetkin varsa, hesabın da vardır.
Ve özellikle aile konusunda, çocuğunu dünyaya hazırlayıp ahirete hazırlamazsan, emaneti korumuş olmazsın.”
Dostlar;
Bir gece Hz. Ömer efendimiz, mahallenin durumunu incelemek için şehri dolaşırken, daha önce görmediği bir çadır gördü ve ne olduğunu merak ederek ona doğru döndü.
Çadırdan gelen bir inilti duydu ve endişesi arttı.
Çadıra doğru selendi ve bir adam çıktı. “Sen kimsin?” dedi.
Dedi ki: “Ben çöldeki köylerden birindenim ve ihtiyacımız vardı, bu yüzden ailem ve ben Hz.Ömer’den destek istemeye geldik.
Hz. Ömer’ın cemaatini beslediğini ve taleplerini dikkate aldığını öğrendik.”
Hz. Ömer dedi ki: “Bu iniltili nedir?”
Dedi ki: “Bu, doğum sancısını çeken karımdır.”
Dedi ki: “Ona ve doğumuna bakan var mı?” “Hayır” dedi!
Sadece ben ve o.
Hz.Ömer dedi ki: “Onu doyurmak için bir nevalen var mı? “Hayır” dedi.
Hz. Ömer dedi ki: “Bekle, sana nafakayı ve ona doğum yaptıranı getireceğim.”
Hz. Ömer efendimiz evine gitti ve Annemiz Ali bin Ebi Talib’in kızı Ümmü Gülsüm hanımına seslendi: “Ey lütufkârların kızı, Allah’ın sana vereceği sağlam bir bacağın var mı?” Ve dedi ki: “Bu nedir?”
Dedi ki: Şehrin varoşlarında doğum sancısı çeken zavallı bir kadın var. Kendin bu doğumu yaptırmak ister misin? dedi. “Ey Cömert’in kızı kalk ve bir kadının doğumu için ihtiyacı olan şeyi hazırla.”
Yiyecek ve yemek malzemeleri alıp başında taşıyıp gittiler.
Çadıra geldiler ve Ümmü Gülsüm doğum işlemini devralmak için içeri girdi.
Hz. Ömer efendimiz, çadırın dışında adamla oturdu onlara yemek hazırlamak için kollarını sıvazladı.
Getirilen nevaleden yemek hazırladı. Çadırdan Ümmü Gülsüm seslendi: “Ey mü’minlerin emiri! Adama Allah’ın kendisine bir oğul bahşettiğini ve karısının iyi olduğunu söyle.”
Adam (ey mü’minlerin emiri!)
Bunu işitince, yardım eden Hz. Ömer İbnu’l-Hattab olduğunu bilmeden hayretle arkasına baktı.
Hz.Ömer efendimiz ifşa oldu ve ona dedi ki: “Daha yakınıma gel daha yakınıma evet. Ben Hz. Ömer İbnu’l-Hattab’ım ve senin karını doğuran da Ali İbn Ebi Talib’in kızı Ümmü Gülsüm’dür.”
Adam ağlayarak dedi ki: “Peygamberlerin ailesi benim karımı mı doğurtuyor? Ve benim ve karım için Halife yemek mi pişirdi?”
Hz. Ömer dedi ki: “Bunu al, sana kaldığımız kadar nafaka vereceğim.”
Allah’ın selamı Hz. Ömer’in üzerine olsun efendimiz. Hz. Muhammed‘den aldıkları ahlak budur.
Çünkü Hz. Ömer‘in saf ve berraklığı dua, oruç ve kıyamla yükseltilmesi ya da yeryüzünde yaptığı fetihler değildi.
Bilakis o, itaatkar, alçakgönüllü, tövbe eden ve tövbe eden bir yüreğe sahipti.
Adaleti ve hakikati yeryüzünde tesis eden ve kıyâmet gününde Allah‘ın kendisini helâk edeceğine karşı kendisini sorumlu tutan.
Dostlar;
Tavsiyemdir: “Eğer okumayı tamamladıysan kardeşim, Allah’ın salat ve selamı Resulullah efendimizin üzerine olsun.
Cenab-ı Hakk ve meleklerinin üzerinize salavat getirdiği Peygamber efendimizin üzerine on defa salavat getirmenizi bekliyorum ve kevser havuzunun başında buluşmayı cümlemize nasip eylesin.
Allah, benim ve cümle dostlarımın bütün hayırlarını kabul eyle.
Amin.
GÜNDEM
16 Mart 2026SPOR
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026UNCATEGORİZED
16 Mart 2026EKONOMİ
16 Mart 2026