“Türküm!” dediler…
Pakistan 13. Devlet Başkanı ve İran Cumhurbaşkanı “Türküm” dedi.
Öncelikle şu gerçeği ifade edelim:
İslam’da ırkçılık yasaklanmıştır!
İslam tevhit dinidir.
Bu kaideyi ifade ettikten sonra konumuza gelelim…
Türk toplulukları denildiğinde bunun dünya nüfusundaki yeri dört yüz milyonla ifade edilir.
İslam toplulukları denildiğinde bunun karşılığı bir milyar sekiz yüz milyonluk devasa bir gücü kitleyi ifade eder.
Onun için; ”Türk Devletler Birliği” yanında “İslam Birliği” asıl hedef olmalıdır.
İSLAM KARDEŞLİĞİ HEM TÜRK İSLAM BİRLİĞİNİ HEM DE DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE’DEKİ ETNİK KİMLİK AYRIŞMALARININ ÖNÜNÜ KESER VE “İNANANLAR KARDEŞTİR.” DÜSTURUNU
BİRLİK VE BERABERLİĞİ İFADE EDER!
İran dini lideri Ali Hamaney, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan “Türküm” dediler.
Pakistan Cumhurbaşkanı İmran Khan “Türküm” dedi!
Türkiye ile Rusya arasında, Rus uçağının düşürülmesi sonrası Rusya ile savaşın eşiğine gelindiğinde Pakistan Genel Kurmay Başkanı: “Türkiye’ye yapılacak herhangi bir saldırıyı Pakistan’a yapılmış saldırı sayarız” demişti.
Ayrıca da dönemin Kazakistan Devlet Başkanı Nur Sultan Nazarbiyef de, Rusya’yı uyarmış ve özellikle: “Kazak halkını tutamam, Türkiye’ye saldırı bölgede kaosa kargaşaya sebep olur” ifadeleriyle uyarılarda bulunmuş ve Türkiye’ye verilen bu destekler sonrası Rusya kıçının üzerine oturmuştu.
“Pakistan halkı bizi seviyor!”
Hep böyle dendi.
Dendi denmesine de neden sevdiğini söylemek veya sormak kimsenin aklına gelmedi.
Gelmedi çünkü Pakistan’da yüz milyon, Hindistan’da yüz milyon Müslüman Türk’ün varlığını söylemek “ırkçılık” olarak görüldü!
Evet Pakistan, Hindistan ve Arakan’da yaşayan iki yüz milyon Müslüman Türk var! Babür Türk devletinin varisleri, Babürşah’ın torunları bunlar!
Hindistan’da dünya harikası kabul edilen TAC MAHAL kimin eseridir?
Tac Mahal, Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından çok sevdiği eşi Mümtaz Mahal‘in anısına yaptırılmıştır.
İşin aslı dünyada otuz civarında Türk devleti var ve çoğu Müslüman olan devletlerdir.
Var var olmasına da Türkiye halkının çoğu maalesef bundan haberdar değil.
Dünyada dört yüz milyona yakın Türk yaşamaktadır ve bunların kahır ekseriyeti de müslümandır.
Türk dili, dünyada yaygın konuşulan diller arasında dördüncü sıradadır.
Ayrıca dünya coğrafyasında da çok önemli miktarda toprağa, enerji kaynaklarına ve yeraltı zenginliklerine sahiptirler.
Maalesef Türkiye’de, İran’ın tarih boyu bir Türk devleti olduğunu hali hazırda nüfusunun yarıdan çoğunun Türk olduğunu siyonist ABD ve İsrail saldırılarından sonra öğrendi.
İran, Türkiye’de hep düşman ilan edildi. Neden?
Nedeni çok basit, Türkiye’nin Türkiye’den ibaret olmadığının Türk milletinin bilmemesi, ona göre konum almasının gücünün farkına varmamasının temini içindi!
Onun için, her fırsatta Pakistan’da Babürşah’ın torunları yaşıyor.
Onun için zulme uğrayan, yerlerinden yurtlarından edilen Arakan halkının da
Müslüman Türk soylu olduğunu yazdım.
Onun için Türk dünyasını tanımamızın zorunlu olduğunu yazdım.
Filistin Gazze halkının önemli bir kesiminin Osmanlı döneminde Filistin’e yerleştirilen Müslüman Türkler olduğunu kim biliyor?
Pakistan’ın Cumhurbaşkanı İmran Khan; “Babürşah’ın torunlardanım ve Türküm” dedi.
İran dini lideri Ali Hamaney, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve niceleri “ben Türküm” derken, Arnavutluk’ta 90 yaşlarında bir Arnavut nene “ben Türküm” dedi.
Arnavut ninenin Türklükten kastı elbette Müslümanlıktı!
Türkiye dışında “Türk demek” “Müslüman” demekle eş anlam taşımaktadır.
Bizimkilerin bir kısmı “ben Türk’üm’”demekten imtina ederken, diğer kısmı ise “Müslümanım” demekten imtina ediyor.
Arapça diye Allah’ın selamını “Merhaba”ya çevirdiler!
Elbette kültürümüzde merhabanın önemli ve zerafet içinde uygulaması vardır.
Keşke merhaba kelimesi yerli yerine kullanılsa.
Şöyle ki; Müslüman Türk geleneğinde merhaba kelimesi şöyle kullanılırdı: “Bir kişi veya kişiler herhangi bir topluluğa girdiklerinde selam verirler topluluk içindeki ev sahibi veya önder kişi gelen misafire “merhaba” derse bunun anlamı “rahat et buyur, oturabilirsin.” demektir.
Merhaba denilen kişi de mukabele olarak “cemaate rahmet“ demek sureti ile oldukça “zarif bir ilişki gelişir” yeni gelen kişiye: burada “özel bir konu konuşuyoruz müsade eder misiniz” yerine kullanılırdı “merhaba”.
Arapça karşıtlığı ile merhaba diyenler gerçekten merhaba kelimesini Türkçe olduğunu düşünüyor olamazlar.
Halbüyse ezan ve selam İslam’ın sembolü dünya dili halindedir.
Türkiye’de Türk milletinin hem millet anlayışını hem de din anlayışını yozlaştırıp, “on yılda on milyon genç yaratmak” peşine düştüler!
Sonuç ortada.
Eserleri ile övünebilirler.
Müslüman Türk tarihi denilince 23 Nisan’dan ibaret zanneden bir nesil yetiştirildi.
Mustafa Kemal, yegane Türk büyüğü ilan edildi!
Ya diğer Türk büyükleri!
Böyle bir vefasızlık aziz milletimize yakışır mı? “Aslını inkar eden haramzadedir” ata sözümüz değil mi?
Sahi Sultan Alparslan, Fatih Sultan Mehmed ve diğer sultanlar neden yad edilmez!?
Neden hatırlanmaz! Neden arkalarından bir Fatiha okunmaz! Neden!?
Hele Fatih Sultan Mehmed’e atılan iftiralar, iftiralara itiraz etmeyenler!
Bütün bu süreç; ne için ve kime hizmet etmek için!? Sürdürüldü?
İşte o sebeple milliyetçilik adına “IRKÇILIK” dindarlık “ümmetçilik” adına da millet anlayışından uzaklaştırdılar toplumu.
Düşünün bir kere bu millet bu hale getirilmeseydi islam milletlerinden, gene islam milleti/ümmet olan Türk devletlerinden ve Türk tarihinden bu kadar uzaklaşırlar mıydı?
Gelinen nokta kimlerin işine yarıyor!?
Türkiye’de; Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkesler, Gürcüler nihayetinde Türkiye’de yaşayan ve devleti milleti ile iftihar edenlerin adı “Türk milleti”dir.
İşin bir başka yanı ise;
“Türküm” diyen bir grupta atalarımızın dini “Şamanizm” derken Allah lafzı yerine “Tengri” demeyi Türk olmak zannediyorlar. Bir kelimenin Türkçe olması saiki ile sahiplenilmesi doğru mudur?
Tanrı/Tengri’nin Türkçe anlamı “yaratıcı” olmakla birlikte Allah demek değildir!
Daha ilginç ve tehlikeli olanı da ”atalarımızın dini veya atalarımız böyle diyorlardı” gerekçesi ile “Tengri” demek! Tabii ki Türkler, hep tek tanrı inancına sahiptirler.
Türkleri islamdan önce de tek Tanrı inancına sahip peygamberi din mensubu yani müslüman sayanlar da elbette vardır ben de öyle olduğunu düşünüyorum.
Bizim işaret ettiğimiz islamdan gayrı bir inanç içinde görerek atalarımızın dini yaklaşımı ile “Tengri” demenin itikadi sakıncasınadır.
Ayrıca Tengri/Tanrı/Tanrılar kavramı içinde yaklaşılmasınadır.
Bir Tanrı, Allah’ın doksan dokuz ismi şerifi içinde yoktur.
İkincisi, Tanrı/Tanrılar Baba Oğul Ruhul Kuds inancı olanlar içindir.
Onların inandıklarına “Tanrı”, Tanrılar demeleri gayet normaldir.
İslam tevhid dinidir.
Allah için çoğul kullanılamaz!
Müslüman neden Allah lafza-i celalini bırakıp Tanrı der ki? Anlaşılır değil.
Bazıları bakımından bir başka husus da bazıları için “Müslüman Türküm” demek neden rahatsız edicidir?
Müslüman gibi yaşamak mı sorun?
Türklükle, islamı bir arada zikretmekten neden imtina ediyorlar?
Neden?
Öte yandan,
Neymiş “Türküm” derlerse ırkçılık yapmış olurlarmış.
Bir, Türk demek Müslüman demektir.
İki, “Müslüman değilim” diyen bir kavmiyetçinin “Türküm” demesi bir mana ifade etmez!
Türk Müslüman olur!
Müslüman olmayan da Türk olmaz!
Üç, türküm demek “ümmet” inanç ve emeline aykırı değildir!
Dört, Türkler islam tarihinde islama hizmet etmiş adil bir millettir.
Müslüman olmakla şereflenmişlerdir.
Ve İslam ümmetidirler.
Beş, Türkler ırkçı, kafatasçı değildir.
Bizim Türkçülük anlayışımız kültürel Türkçülüktür.
Onun için Türk olduğunu söylemek ırkçılık değildir.
Irkçılık yapmak; başka milletlere üstünlük taslamak, onların haklarını yok saymak, sömürgeci olmakla olur.
Türk devletlerinde devlet politikası olarak asimile edilmiş millet yoktur. Sömürü yoktur.
Halbüyse batılı devletlerde birkaç nesil sonra insanlar ne kültürlerini ne de dil ve inançlarını yaşamamaktadırlar.
Bir müddet sonra asimile olarak yok olmaktalar. Irkçılık budur.
Kendi milletini tanımak onunla iftihar etmek ona hizmet etmek ırkçılık değildir.
Müslüman Türk milleti uyanmaktadır.
Onun için; “TÜRKİYE’NİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ” başlıklı makale yazdım.
Onun için kurulmakta olan yeni Dünyanın “Müslüman Türk Dünyası” olacağını yazdım ve bu sıkıntıların doğum sancısı olduğunu ifade ettim.
Batı sömürü çarkı ile dünyayı sömürmeye odaklıdır.
Milletlerin yeraltı ve yer üstü zenginlikleri üzerine kendi konfor ve zenginliklerini inşa etmekteler!
Ama yol bitmiştir.
Gazze’nin işgali ve soykırımı dünyaya zalimleri siyonistleri tanıtmıştır.
Yeni Çağ Müslüman Türk çağı olacaktır.
Türkiye önce Türk devletleri ile yakınlaşacak ekonomi, savunma ve kültürel işbirliklerini geliştirecek sonra da Asya’da Pakistan, Endonezya, Malezya, Afrika ülkeleri ve diğerleri ile işbirliklerini her alanda geliştirerek Doğu Türkistan’da, Filistin’de Arakan’da ve Afrika’da soykırım’ soygun ve işgallere son verecektir.
Yeni yüzyıl ve gelecek…
Müslüman Türk yüzyılı ve çağı olacaktır, Türkiye’nin yükselişi önlenemeyecektir.
Vesselam.
GÜNDEM
22 Haziran 2026SPOR
22 Haziran 2026GÜNDEM
22 Haziran 2026GÜNDEM
22 Haziran 2026GÜNDEM
22 Haziran 2026UNCATEGORİZED
22 Haziran 2026EKONOMİ
22 Haziran 2026