Leim ve değersiz kişinin eline biraz para, varlık geçince, kendini beğenir, bunu kendinden bilir, sağa sola yıkılarak, böbürlenerek “ben ben” demeye başlar.
Fakat babadan, dededen ve soykökü asil, kerim ve cömert insanlar böyle değildir; bunlar meyve dolu dallar gibidirler, meyve çoğaldıkça dallar tevazudan yere yaklaşırlar, boyun büker ve mütevazi olurlar.
Allah için mütevazi olanı Allah yüceltir.
Kibirlenenleri ise Allah, er geç yerle bir eder.
Mütevazinin tevazusu da Allah için olacak ki işe yarasın, kibrin en bariz tarifi şudur; insanları hakir ve küçük görmek, hakkı kabule yanaşmamak.
Mal, servet bazı insanları maalesef değiştirebilir.
Adı üzerinde mal meylettiriyor, alıp götürüyor kendi nefsini tanımayan kişi, bu malı kendinin zanneder ama öyle olmadığını er geç görecektir.
Ya da mal, zenginlik elinden çıkar ve o giderken varislerine kalır.
Onun için bütün nimetleri yüce Allah‘tan bilmek ve görmek gerekiyor ki insan haddini bilsin, haddini aşmasın ve rahmete mazhar olsun.
“Ah keşke ben kim olduğumu bilseydim, hayatta kiminle olduğumu bilseydim,
Kulaklarım gaflet pamuğu ile tıkalı olmasaydı da aczimi farkedip, kendime bin gözle ağlasaydım.”
Gaflet pamuğu ve gaflet gözlüğü hakkı ve hakikatı içinde cahil ve gafil kalmak hem ruha hem de bedene eziyettir.
Bu nimetleri vesile kılarak mümin kişi, maddeten, manen, ruhen ve bedenen donanımlı olmalıdır.
Allah’ım!
Bizleri ve bütün mümin kardeşlerimizi kendini tanıyan dolayısıyla; Rabbini tanıyan gafletten, ihmalden uzak, emredileni elinden geldiği kadar yapan, yasakları terk eden kullarından eyle.
GÜNDEM
07 Ağustos 2026SPOR
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026UNCATEGORİZED
07 Ağustos 2026EKONOMİ
07 Ağustos 2026