04 Mayıs 2026 Pazartesi
Samsun’da zorlu mücadele başlıyor: Samsunspor - Amedspor karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
Diyanetin hesap verme sorumluluğu...
Düğünün tefçisi, taziye evinin ağlayıcısı…
İmtihan’ın içindeki güç
Siyasi ideolojiler ve sosyal ahlak iflas etti!
İstanbul sele teslim oldu!
Bahar geldiğinde ilk akla gelen şey temizlik olur.
Camlar silinir, halılar yıkanır, dolaplar boşaltılır.
Herkes bir ferahlık arar.
Ama nedense kimse dönüp kendine şu soruyu sormaz: Asıl kirlenen neresi?
Evlerimizi temizlerken içimizi ihmal ediyoruz.
Oysa biriktirdiğimiz kırgınlıklar, sustuğumuz cümleler, görmezden geldiğimiz gerçekler… Hepsi zihnimizde, kalbimizde yer kaplıyor.
Bazı ilişkiler vardır; çoktan bitmiştir ama alışkanlık diye sürdürülür.
Bazı insanlar vardır; hayatımızda sadece yük olurlar ama “ayıp olur” diye çıkaramayız.
Bazı duygular vardır; artık bize ait değildir ama taşımaya devam ederiz.
İşte asıl temizlik burada başlar.
Bahar sadece doğayı değil, insanı da yenilenmeye çağırır.
Ama bu çağrıya kulak vermek cesaret ister.
Çünkü bazen bir evi temizlemekten daha zordur bir insanı hayatından çıkarmak.
Bazen bir odayı boşaltmak kolaydır da bir kalbi boşaltmak zor gelir.
Şunu kabul etmek gerekiyor: Her şey bizimle gelmek zorunda değil.
Geçmişin yüküyle geleceğe yürünmez.
Yorgun ilişkilerle huzur kurulmaz.
Sahte kalabalıklarla yalnızlık geçmez.
Belki de bu bahar, ilk kez gerçekten temizlenme zamanı.
Eşyaları değil, fazlalıkları…Tozu değil, yükleri…Evi değil, hayatı temizleme zamanı.
Çünkü insanın içi ferah değilse, hiçbir mevsim gerçekten bahar olmaz.