DOLAR 47,7436 0.18%
EURO 55,2510 0.32%
ALTIN
BITCOIN 31005170,50%
İstanbul
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Recep SEYMEN

Recep SEYMEN

07 Ağustos 2026 Cuma

Yanan sadece orman mı?…

Yanan sadece orman mı?…

Yine orman yangınlarının mevsim olarak daha büyük bir ihtimalle gerçekleşebileceği günleri yaşamaktayız.

Yıllardır karşı karşıya kaldığımız bir sorunumuz olan orman yangınlarıyla üzülmekte, dertlenmekteyiz.

Geçen yıl bu sorunu yoğun bir şekilde yurdun birçok yerinde ve aynı zamanlarda yaşamış, can ve mal kayıplarımız olmuştu.

Yangınların birçoğunu kasıtlı olarak çıkardıklarını itiraf ve ilân eden, kendilerine “Ateşin çocukları” adını veren bazı vicdansızların hainlikleri günlerce üzülmemize, içimizin yanmasına sebep olmuştu.

Bu yıl böylesi bir sorunla karşılaşmamayı dilerken Muğla’nın Marmaris ilçesinde başlayan, bazı etkenlerden dolayı genişleyen ve kontrol altına alınmasında zorluk çekilen bir yangın haberiyle ürperdik.

Üç gündür devam eden ve henüz kontrol altına alınamayan yangının çıkışına sebep olan şahsın

gözaltına alındığında vermiş olduğu ifadede suçunu kabul ettikten sonra sebep olarak ileriye sürdüğü “Aile içindeki anlaşmazlıktan dolayı intikam amacıyla yaktım” cümlesi cehalet, kin ve intikam duygusu ile gözü kararmış kişinin ne büyük bir tehlike oluşturabileceğini bizlerin dikkatine sunmuş oldu.

Suçunu itiraf eden şahsın eylemi gerçekleştirdiği esnada alkollü olması, alkolün aklın yitirilmesine,

mantıklı düşüncenin engellenmesine, vicdanın geçici olarak körelmesine sebep olduğu bir kez daha teyit edilmiş oldu.

Orman yangınlarının değişik sebepleri vardır.

Yangınlar doğal şartların oluşmasından meydana geldiği gibi insan kaynaklı da olabilmektedir.

İnsan kaynaklı olanlar; tam söndürülmemiş sigara

izmaritleri, orman içinde piknik yapanların yaktıkları ateşlerin tam anlamıyla söndürülmeden bırakılıp, sonradan rüzgârın etkisiyle alevlenmeleri, geride bırakılan şişe gibi cam eşyaların bazı sebeplerle kırılan parçalarının mercek işlevi görmesinden dolayı güneş ışınlarını

yansıtarak kurumuş ot, yaprak, çalı ve benzerlerini tutuşturması gibi insanların ihmal ve dikkatsizliğinden dolayı da kaynaklanmaktadır.

Daha değişik bazı sebepler de  sayılabilir.

Bunların dışında en üzücü ve kahredici olan da kasıtlı olarak çıkarılan yangınlardır.

Çıkan ya da çıkarılan orman yangınları yeşil alanların küle dönmesine, siyah bir renge bürünmesine, zaman zaman yerleşim alanlarını da etkileyerek evlerin, mahallelerin, köylerin etkilenmesine, bazılarının da tamamen yanmasına sebep olmaktadır.

Orman yangınlarında millî servetin heba olması yanında yüreklerimizi dağlayan can kayıpları, küçük ve büyükbaş hayvanların telef olması, orman alanlarında yaşayan milyonlarca karınca ve böcek türünün yanması, birçok yaban hayvanının acılar içinde kıvranarak can vermesine sebep olmaktadır.

Bu canlıların canlı canlı yanmalarından dolayı da yüreklerimiz acımakta, gözlerimiz yaşarmaktadır.

Orman yangınlarından dolayı bitki florası etkilenmekte, bazı canlı türleri azalmakta, ekolojik denge bozulmaktadır.

Dünyamız ekolojik dengenin bozulmasından dolayı birçok sorunlar yaşamaktadır.

Yıllardır karşılaştığımız bu sorunlarla baş edebilmek için elbette yetkililer edindikleri tecrübelerle bazı önlemler almakta ve çalışmalar yapmaktadır.

Bu yangınları tamamen önlemek ve bitirmek imkânsız gibi gözükse de en aza indirmek mümkün olabilir.

Orman yangınlarının çıktığı bölgelerin çoğunlukla çam ormanlarından oluşması, yangın esnasında çam kozalaklarının patlayarak 200-300 metre uzağa sıçraması, rüzgârın kuvvetli ve çok yönlü esmesi yangınla mücadeleyi zorlaştırdığı da bir gerçektir.

Bazı sebeblerden dolayı alınan tedbirlerin yetersiz kalması herkesi üzmektedir.

Böylesi acılı günlerde insanımızın büyük çoğunluğu birlik ve beraberlik örnekleri sergilemektedir.

Elbette bazı eleştiriler de olacaktır.

Önemli olan eleştirilerin yapıcı ve yol gösterici olmasıdır.

Yetkililerin önlemler açısından daha geniş ve etkili yöntemlere başvurmasında teknolojinin en son yeniliklerinden faydalanmalarında büyük yararlar olacağı aşikârdır.

Böylesi durumlarda, ormanlar içerisinde söndürme araçlarının ve ekiplerin daha kolay ulaşım sağlamaları için daha çok yolların açılması, yetersiz yolların genişletilmesi, su sağlanacak kaynakların çoğaltılması, yangın kulelerinin arttırılması, çamlık alanlarının parsellenip, ara parsellere yangına dayanıklı ağac türleriyle kozalak sıçrama mesafesinde ağaçlandırılması, yangınları önleme ve söndürme konusunda uzman olan kişilerden oluşacak, bu konuları sürekli takip edecek ve bu konuda çalışmalar yapacak merkezde oluşturulan kurullar dışında yangın çıkma ihtimali yüksek olan bölgelerde de  oluşturulması ve sürekli faaliyet haline getirilmesi gibi önlemlerin yanında, emniyet birimlerinde oluşturulan bekçi kadrosu gibi kadroların oluşturulması düşünülebilir.

Orman yangınlarını önleme konusunda oluşturulacak bekçi kadroları binlerce işsiz gencimize  istihdam imkânı da sağlamış olacaktır.

Bu kadroda görev alacak olanlar geceli gündüzlü çalışabilecek, gece görüş kameraları dahil son teknolojik imkânlarla donatılarak ve her görevliye

Yaya mesafesinde görev esnasında kontrol edebileceği alanlar belirlenmesi yangınların azaltılmasında etkili olacaktır.

Nasıl ki sağlık konusunda hastalanmadan önce alınacak sağlık tedbirleri, hastalandıktan sonra yapılacak sağlık giderlerinden çok daha az maliyet yükü getiriyorsa bu konuda da aynı fayda sağlanacaktır.

Bu orman yangınlarında milî servetimiz,can ve mal kayıplarımız, yanan alanları tekrar yeşertmek için harcadığımız bir nevi zaman kaybımız, ciğerlerimizin yanması, yüreklerimizin dağlanması şu soruyu kendimize sordurmaz mı:

Yanan sadece orman mı?

Yüce Rabbimden bizlere orman yangınlarıyla

baş edebildiğimiz en aza indirdiğimiz günleri görmeyi nasip etmesini niyaz ederim.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selâmlarımla.