22 Mayıs 2024 Çarşamba
Türkiye Kupası 3’üncü hafta mücadelesi başlıyor: Kocaelispor - Beşiktaş karşılaşması saat kaçta, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
Jeffrey Epstein dosyaları Türkiye ve Kâbe bağlantısı
İmparatorluklar dönemi başlıyor
Çin zulmü ve “Türküm” demek ırkçılık mıdır?
Hipoglisemi bazen sessiz gelir
Bir cümle, bir hikaye doğru yolu buldurur
Gözünü kan bürümüşlerin alçakça katliamları devam ediyor.
7 Ekim’den bugüne İsrail dünyanın gözü önünde soykırım yapmaya devam ediyor.
Uluslararası baskılar, diplomatik çalışmalar, eylemler, isyanlar sonuç vermiyor.
Davalar açılıyor, İsrail savaş suçu, insanlık suçu işiyor, soykırım yapıyor.
Bu alenen görünüyor ama İsrail durmuyor.
Amaçsız, gayesiz, alçakça bir soykırım var.
Arabulucu ülkeler, ateşkes için her platformda görüşmeler yapıyor, masumlar, çocuklar ölmesin diye çaba sarf ediyor.
Gelinen son nokta; tarafların ateşkes kararını kabul etmelerini sağlamak.
Hamas ateşkesi kabul ettiğini açıklasa da İsrail durmuyor.
Dar bir alana sıkıştırılmış masum insanların üzerine bombalar atmaya devam ediyor.
Refah gece boyunca bombalandı. İsrail çılgınlaştı, azgınlaştı.
İsrail’in soykırım yapması dünyanın dört bir yanında protestolarla lanetleniyor.
Başta ABD’nin üniversitelerinde olmak üzere gençler kampüslerde İsrail’i lanetliyor.
İsrail’in savaş sevicilerine içeride kendi vatandaşları dahi yeter diye isyan ediyor.
Gözünü kan bürümüş İsrail devlet yetkilileri durmuyor.
Diğer yandan aylardır Filistin’de İsrail’in katliamlarına karşı fazlaca konuşulmayan Hamas’ın onurlu direnişi var.
Bu direniş, bütün dünya ülkelerinde eylemlerle destekleniyor.
Hamas bu onurlu direnişi ile Küresel bir Filistin, Küresel bir Kudüs, Küresel bir Gazze bilinci oluşturmayı başardı.
Gelinen son noktada ateşkesi kabul ettiğini açıklamasıyla da savaş istemediğini gösterdi.
Dünya kamuoyu bu onurlu direnişi hafızalarına da tarihlerine de yazacaklar.
Yıllar boyunca İsrail’in Filistin’de yaptıkları bugüne kadar dünya kamuoyunda bu kadar yer bulamamıştı.
Dünyada yeni zamanın gençleri kime yapılıyor olursa olsun katliama ve soykırıma prim vermiyor.
Hiçbir inanç, hiçbir düşünce, hiçbir yaşam tarzı bir başkasının yaşam hakkından daha kutsal değil diye yüksek perdeden ses çıkaran yeni nesil belki de insanlığın yeni umudu olacak.
Bütün insanlar, her bir insanın özgürlüğünü kendi özgürlüğü kadar önemsemezse huzur bulamayacaklarını biliyorlar.
Masum çocukların katledilmesine sessiz kalanlar vicdanlarında mahkum olacaklar.
Bebeklerini kaybeden, çocuklarının açlıklarına şahitlik eden annelerin arşı titreten çığlıkları duymayan kulaklarda patlayacak.
Ve er ya da geç herkes ettiğini bulacak.