22 Mayıs 2024 Çarşamba
Türkiye Kupası 3’üncü hafta mücadelesi başlıyor: Kocaelispor - Beşiktaş karşılaşması saat kaçta, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
Jeffrey Epstein dosyaları Türkiye ve Kâbe bağlantısı
İmparatorluklar dönemi başlıyor
Çin zulmü ve “Türküm” demek ırkçılık mıdır?
Hipoglisemi bazen sessiz gelir
Bir cümle, bir hikaye doğru yolu buldurur
21. yüzyılın ilk çeyreğinde dünya ekonomik, siyasi, sosyal krizlerle mücadele ediyor.
Küresel ekonomi, küresel siyaset planlamaları sancılı geçiyor.
Dünya yönünü Asya’ya, Doğu’ya çevirirken toplumları, toplumların ekonomik, sosyolojik ve siyasi durumlarını zorlaştırarak hatta ezerek geçiyor.
Doğu’ya yönelmenin yeni yapılanmanın bir sebebi de Asya bölgesindeki genç nüfusun varlığı.
Batı kaybettiği genç nüfusu Doğu’da bularak küresel amaçlarını buradan yürütmeye devam etmeyi planlıyor.
Bu noktada Doğu devletlerinin direnişi de görülecek elbette.
Kazan kazan modeli ile bu yeni yönelmeye Doğu’da ortak olacak.
Bu noktada Türkiye’nin dijital dönüşümü, teknoloji, inovasyon, uzay ve havacılık alanlarında yaptığı çalışmalar, gençlerin ilgisi ,merakı, heyecanı dikkat çekiyor.
2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyar olacağı ön görülüyor.
Türkiye’nin de 95 milyon olacağı ön görülüyor.
Genç nüfus açısından öncü olan Türkiye’nin oluşturulmaya çalışılan yeni düzen içinde yer almak için genç nüfusunu bilinçli olarak yetiştirmesi gerekiyor.
Savunma, havacılık, enerji, gıda, tarım gibi stratejik alanlar belli ki yeni düzenin anahtar sektörleri olacak.
Türkiye bu alanlarda kendi kendine yeten aynı zamanda küresel ekonomide de aranan olmalıdır. Bunu başarmak bilinç ve eğitim ile mümkün.
Avrupa’nın azalan nüfusu, genç nüfusunun 2050’ye kadar neredeyse anlamsızlaştığı bir zamanda en büyük zenginliğimiz olacak olan genç nüfus üzerinde biraz daha kafa yormamız gerekiyor. Türkiye’nin bilinçli, eğitimli, öngörebilen, teknoloji çağının gereğini algılayabilen genç nüfusu 21. Yüzyılın ikinci çeyreğine damgasını vurabilir.
Türkiye’nin gençliği yeni zamanda paha biçilmez bir değerdir.
Gençlerimizle ilgili konuşurken bu gerçeği göz ardı etmeden, onların geleceğin tarihini yazacaklarını bilerek konuşalım.
Genç deyip geçmeyelim.
Unutmayalım, en büyük gücümüz gençlerimiz!