“Ben, müşrikler arasında yaşayan her müslümandan uzağım.” Ashab: “Ey Allah’ın Resulü, neden?” diye sordu? Buyurdu ki: “Çünkü onların ve bizim ateşlerimiz (yani hayatlarımız) birbirini görmesin.” Ebu Davud)
Bu hadisin amacı ötekileştirmekten ziyade imanın saflığını ve müslümanın kimlik bilincini korumaktır.
Çünkü müşrikler arasında yaşamanın riskleri çoktur.
Özellikle islami kimliğin bastırıldığı, açıkça yaşanamadığı yerler daha da tehlikelidir.
“Kim müşrikle birleşir (bir araya gelir) onunla birlikte oturursa o da onun gibidir.” (Süne ebi Davud)
Müşrik toplumlar içinde yaşarken müslüman kalmak zordur.
Kimliğini ve inancını korumak müslümanın asli vazifesidir.
Aksi takdirde asimilasyon kaçınılmaz olur.
“Allah’a yemin ederim ki, şayet Musa aranızda sağ olsaydı bana uymaktan başka bir şey yapamazdı.” (Ebu yala ve Ahmed)
Bir müslümanın yeryüzündeki en net aidiyeti Hz. Muhammed‘e bağlılığıdır. Bu bağlılık, sadece inanç olarak değil; hayat tarzı, tercih, aidiyet ve sadakat olarak da görünmelidir.
Onun şeriatı dışında hak şeriat yoktur.
Yaşadığı toplum ne kadar batılı, laik veya müşrik olursa olsun, müslüman kendi değerlerini her zaman korumalıdır.
“Kim bir topluluğa (katılarak onların) çokluğunu arttırırsa, O’da onlardan olur. Kim de bir topluluğun yaptığı bir eylemi onaylarsa kendisi de onlara ortak olur.“
Metalib Aliyeh İbn Hacer el-Askalânî şöyle der: “Bu hadis, görünürde bir grubun yanında yer almanın bile kalben aidiyet ifade ettiğini gösterir. Bir kişi bir toplumun karartısını artırıyorsa, o toplumun manevi sorumluluğunu da üstlenmiş olur.“
Hak ile batılın iç içe geçtiği, destek ve tarafgirliğin birbirine karıştığı bir ortamda bu hadis, tarafını seçme bilincini aşılıyor.
Dışarıdan “pasif” gibi görünen bir destek bile, İslam açısından aktif bir ortaklık kabul edilebilir.
Günaha fiilen katılmasan bile, taraftarlıkla suç ortağı olabilirsin.
Bir günahın reklamına, yayılmasına, normalleşmesine zemin hazırlamak da o günaha ortaklıktır.
Sosyal medyada beğeni, paylaşım, yorum gibi eylemler de bu kapsamda değerlendirilebilir.
وَلاَ تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّهِ مِنْ أَوْلِيَاءَ ثُمَّ لاَ تُنْصَرُونَ هود 113
“Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O’ndan da) yardım göremezsiniz!” Hud, 113)
Batıl ideolojileri destekleyen yürüyüşlere katılmak, günahı meşrulaştıran programlara destek vermek, zalim liderleri övmek, onların lehine konuşmak, ehl-i bidatin ve sapkın grupların toplantılarına katılmak, hepsi bu ayet ve hadisin kapsamına girer.
Tarafını seç; kalbin, sözün ve bedenin kimden yana olduğunu belirle.
Sadece fiil değil, gönül ortaklığı da mesuliyet getirir.
Allah, cümle dostlarımın arasına uhuvveti, kardeşliği payidar eylesin, rızasına uygun olmayan fiillerden amellerden muhafaza eylesin. Amin.
GÜNDEM
15 Eylül 2026SPOR
15 Eylül 2026GÜNDEM
15 Eylül 2026GÜNDEM
15 Eylül 2026GÜNDEM
15 Eylül 2026UNCATEGORİZED
15 Eylül 2026EKONOMİ
15 Eylül 2026