Bak kardeşim!
Kerim ve âlicenab insanlarla beraber ol ki onlardan sayılırsın.
O zaman kerim insanların dışında kimseye pek ülfet edip, vaktini boşa harcama.
(O’na faydalı olacağın kadar onunla ilgilen.)
En çok kime, nereye, niçin ve ne kadar zaman ayırıyoruz?
Ömür bitmeden bunu kendimize sık sık soralım.
Dost ve arkadaş sadece bizim gibi etten ve kemikten biri olmayabilir.
Televizyon, internet, kitab, gazete mecmua gibi şeyler arkadaş ve dost sayılır.
Bunlar mı bize tesir ediyor, biz mi bunlara tesir ediyoruz?
Bu konuda hakim miyiz, mahkum muyuz, biz mi kumandayı kullanıyoruz, o mu bizi kullanıyor? Vaktin kıymetini bilenler şunu diyor.
Mum ol, mum olma.
Mum ol etrafa aydınlık ver.
Mum olma kendini yakma.
Bize nimet olarak verilen ve harcanan mal gibi, bize nimet olarak verilen ve harcadığımız zamandan da sorguya çekileceğiz.
Akil baliğ olduktan ömrümüzü nerede tükettiğimizden ve bize nimet olarak verilen bu zamanı nerede, kiminle ve neyle geçirdiğimizden sorulacağız.
Buna inanıyoruz, o halde herkes bu ve benzeri sorulara cevap vermekle yükümlüdür.
Saygınlık nesilden nesiledir.
Babadan, atadan gelir.
Gel şimdiki yeni nesile bak, ne saygı nede sevgi var.
Birde kalplerinde hastalık bulunanların: “Felaketin bize (dönüp) çarpmasından korkuyoruz. diyerek (kafirleri dost edinmek için) onların arasına koşuştuklarını görürsün.
Umulur ki Allah (peygamberine) bir zafer, yahut katından bir emir getirecek de (münafıkların bütün planlarını suya düşürecek) o vakit onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır.” (Maide: 52)
Bu ayet indiği zaman Arabistan’da ekonomik yönden en iyi durumda olanlar Yahudilerle, Hıristiyanlardı.
Bugün olduğu gibi, o gün de ehli kitap, özellikle de borç para verme konusunda halkın üzerinde güçlü bir ekonomik baskı kurmuşlardı.
Bu yüzden o gün müslüman görünümlü münafıklar, ekonomik ve siyasal açıdan “perişan oluruz” korkusuyla Hz. Peygamberi ve ashabını yalnız bıraktılar.
Tıpkı bugün islam ülkelerinin yöneticileri gibi.
Filistin Gazze konusunda siyonistlerle aynı cephede yer almaya devam ediyorlar.
Küfür cephesinde yeni bir şey yoktur.
“Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar?
Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah’a aittir.” (Nisa: 139)
Kâfiri mü’mine tercih ederek onlardan medet ummak köleleştirilen zayıf milletlerde yayılan en tehlikeli bir hastalıktır.
Allahım!
Bütün mü’min kardeşlerimizi Yüce Allah’ı, Rasulullah Efendimizi, müminleri dost edinenlerden eyle.
Bizlere ve bütün mü’min kardeşlerimize verdiğin ve sayılmayacak kadar çok olan nimetlerine elimizden geldiğince şükretmeyi nasip eyle.
GÜNDEM
21 Haziran 2026SPOR
21 Haziran 2026GÜNDEM
21 Haziran 2026GÜNDEM
21 Haziran 2026GÜNDEM
21 Haziran 2026UNCATEGORİZED
21 Haziran 2026EKONOMİ
21 Haziran 2026