DOLAR 43,2789 0.22%
EURO 50,2002 -0.1%
ALTIN 6.374,59-0,30
BITCOIN 4120693-0,43%
İstanbul

HAFİF KAR YAĞIŞLI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Haya denince ne anlamalıyız?

Haya denince ne anlamalıyız?

ABONE OL
Mayıs 9, 2025 18:09
Haya denince ne anlamalıyız?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haya; günahtan koruyan kalkandır.

Haya; sözlük olarak “utanma, çekinme, sıkılma” diye tanımlanmaktadır.

Hayâ kelimesi, ahlâk terimi olarak “kişinin çirkin davranışlardan rahatsızlık duyup onları terk etmesi” anlamında kullanılmaktadır.

Haya; utanma duygusu, ayıplanan bir şeyden çekinme dolayısıyla insanda meydana gelen mahcubiyet hissidir.” diye de ifade edilmektedir.

Bir insanın söz, duruş ve davranışlarında ölçülü olması, kötü, çirkin ve diğer insanları rahatsız edecek davranışlardan uzak durması ve haddi aşmaması, hayalı olmanın gereklerindendir.

Hayanın en üstünü şüphesiz Allah’tan (cc) haya etmektir.

İnsanlar içinde haya  duygusunda zirve sahibi, ahlâklı bir toplum meydana getirme gayesinde olan ve yaşantısıyla da bunun örnekliğini sunan peygamberimiz (s.a.v) dir.

Peygamber Efendimizin (s.a.v), üstün ahlâkını örnek alan güzide sahabeler haya sahibiydiler. Aralarında haya duygusu çok yüksek olanlar da vardı.

Hz. Osman (r.a), gibi ki meleklerin bile kendisinden haya ettikleri  Peygamberimiz (s.a.v) tarafından bildirilmiştir.

Haya imandandır.”  Hadis-i Şerifi (Buharî, iman 16,edep, 77, Müslim, iman 57- 59) hayanın imanla irtibatını çok açık bir şekilde belirtmektedir.

Bu hadis-i Şerif, İslâm toplumlarında bir özdeyiş haline gelmiştir.

Özellikle “Her dinin bir ahlâkı vardır; islâmın ahlâkı da hayadır” manasını içeren Hadis-i Şerif

(İbni mâce, Züht17, el muvatta, hüsnül huluk 9)

hayanın İslâm toplumları arasında en belirleyici ahlâkî niteliklerin ve değer ölçülerinin arasında yer edinmesine vesile olmuştur.

Bazı kaynaklarda hayanın Allah’tan (cc) utanma ve insanlardan utanma diye iki çeşidinden bahsedilir; bazılarında da bunlara ilâveten insanın kendi kişiliğinden hayâ etmesinden söz edilir.

Haya; kişiyi günahlardan, çirkin işlerden sakındırmakla tehlikelerden koruyan bir kalkan görevi görür.

İlk peygamberlerden itibaren insanların hatırında kalan bir söz vardır: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap! ” (Buharî, Edep) diye buyurulmuştur.

Nesilden nesile aktarılarak gelen bu sözün hikmeti, utanma duygusunun insanı fenalık yapmaktan alıkoyduğunu açık bir şekilde ifade etmektedir.

Şu halde Allah’tan (cc) ve insanlardan utanan bir kimsenin, nefsinin istediği her şeyi yapması mümkün değildir diyebiliriz.

Bu söz, “istediğin fenalığı yap bakalım, bir gün bunların hesabını tek tek vereceksin” manasına da gelmektedir.

Eğer, yaptığın takdirde Allah’tan (cc) ve insanlardan utanacaksan, o işi kesilikle yapma manasına gelen zımnen ciddi bir ikaz olan bu sözü her müslümanın dikkate alması gerekir.

Hayasızlık, insanları ve toplumları mahveden manevî bir hastalıktır.

Haya duygusundan yoksun olan kişi günahları açıktan işlemekten, toplum değerlerini hiçe saymaktan çekinmez.

Hayasızlık insanî ilişkilerin zedelenmesine, aile huzurunun ortadan kalkmasına, boşanmaların artmasına, büyüklere saygının, küçüklere sevginin azalmasına, insan haklarına riayet edilmemesine, hayvan haklarına ve çevreye  özen gösterilmemesine, çirkin işlerin ve kötülüklerin yayılmasına sebep olur.

İmanın kaviliğine, ahlâkın olgunlaşmasına vesile olan hayanın yoksunluğu, imanın zaafiyetine, ahlâkın bozulmasına, kişinin kutsal değerlere karşı duyarsızlığına, şehevî duygulara, haz, hırs ve dünyevî menfaatlere esir olmasına, kendi çıkarları uğruna başkasına iftira atmasına, başkalarının mesleki, ticarî ve insanî itibarlarının zedelenmesini önemsememesine, toplumdaki yozlaşmanın artmasına sebep olur.

Haya; ahlâkı korumada önemli bir işleve sahiptir.

Haya dan mahrum olan insan, kendini kötülüklerden koruyan bir engelden, bir kalkandan da mahrum olmuş demektir.

Haya dan mahrum olan bir insanı artık kötülükten alıkoyacak, günah işlemekten ve kul hakkına girmekten sakındıracak bir engel kalmadığından,

böyle bir kişi dilediğini yapar, istediğini gibi yaşar.

Hayasını yitiren kişinin şerrinden uzak durmak ve tedbirli davranmak için söylenmiş “Kork Allah’tan (cc) korkmayandan kuldan utanmayandan” diye bir atasözümüz mevcuttur.

Maalesef son günlerde toplumumuzda hayasızlığın arttığı ve yaygınlaşma eğiliminde olduğu gazete ve televizyon haberlerine yansımaktadır.

Sosyal medya ise bu konuda ayrı bir faciadır!

Birçok insan da yaptığı gözlemlerle buna şahit olmaktadır.

Ne yazık ki toplumumuza Peygamberimizin (s.a.v) güzel ahlâkını öğretememenin, hayatımıza yansıtamamanın sıkıntısını yaşamaktayız.

Acilen aileler, eğitimciler, toplumun ileri gelenleri, devlet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşları olarak sıkıntıların giderilmesi için insan aklına, zihnine, gönlüne hitap eden tedbirler alamazsak çok daha büyük sıkıntılar yaşayacağımızın idrakine varmalı ve sıkıntılarımızın giderilmesi için gayret göstermeliyiz.

Yüce Rabbimden, bizlere hayalı olmayı nasip etmesini ve hayasızlıktan bizleri ve toplumumuzu muhafaza etmesini niyaz ederim.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP