Geçtiğimiz günlerde bir emekli amcamızla sohbet ettim.
Konuşurken eli sürekli ağzına gidiyordu. “Dişlerim yok kızım,” dedi, “gülerken utanıyorum.”
Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, çocuk okutmuş.
Ama bugün bir lokma eti rahatça çiğneyemiyor.
Bir başka hanımefendi… 62 yaşında. Doktora gitmiş.
Üç implant gerekiyor denmiş.
Çıkan rakam neredeyse bir yıllık birikimine denk. “Ya yaptıracağım ya da torunumun düğünü için ayırdığım parayı harcayacağım” diyor.
Şimdi soralım:
Bu insanlar lüks mü istiyor?
İmplant tedavisi bugün diş kaybında en sağlıklı ve kalıcı çözüm olarak öneriliyor.
Ancak maliyeti birçok vatandaş için erişilebilir değil.
Üstelik devlet güvencesi kapsamında implant tedavisi karşılanmıyor.
Oysa ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır.
Çiğneyemeyen bir insan yeterli beslenemez.
Yetersiz beslenme; mide problemlerinden bağışıklık zayıflığına kadar birçok soruna yol açar.
Bu durum zamanla daha büyük sağlık harcamalarına sebep olur.
Bir emekli düşünün:
Maaşı kira, fatura ve temel ihtiyaçlara zor yetiyor.
İmplant için istenen rakam ise on binlerce lira.
Böyle bir tabloda vatandaş neyi tercih edecek?
Sağlığını mı, geçimini mi?
Sosyal devlet anlayışı, vatandaşı yalnız bırakmamak demektir.
Yıllarca sisteme katkı sunmuş bir insanın yaşlılık döneminde temel bir sağlık ihtiyacına ulaşamaması hepimizi düşündürmelidir.
Bizim önerimiz nettir:
Belli bir yaşın üzerindeki vatandaşlarımız için en azından belirli sayıda implant tedavisi devlet güvencesine alınmalıdır.
İmkânlar ölçüsünde kapsam genişletilmelidir.
Bu bir ayrıcalık talebi değildir.
Bu, insan onuruna yakışır bir yaşam talebidir.
Yaş almak kaderdir.
Ama sağlıksız yaşamak kader olmamalıdır.
GÜNDEM
16 Mart 2026SPOR
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026GÜNDEM
16 Mart 2026UNCATEGORİZED
16 Mart 2026EKONOMİ
16 Mart 2026