DOLAR 33,0413 0.65%
EURO 36,0249 0.4%
ALTIN 2.559,200,41
BITCOIN 19461351,23%
İstanbul
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”

ABONE OL
Haziran 6, 2023 17:55
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Seçim bitti. Geçim başladı.

Artık hayatın gerçekleri enflasyonist baskı ile daha çok karşı karşıyayız.

Ekonomik bir kriz yok ama hayat pahalılığının acımasızlığı ile karşı karşıya millet.

Millet üstüne düşeni ziyadesiyle yaptı ve “sorunları çöz” diye hükümete Sayın Erdoğan’a yetki verdi.

Bahane istemediğini sandıkla açık ifade etti.

Erdoğan’a yüzde 52 oy veren seçmem, partisinede yüzde 35 vererek ikazda bulundu.

AK Parti seçmen profili çok bilinçli oy kullanan bir sosyolojiye sahip.

İktidar yaparken ikazda bulunmayıda ihmal etmiyor.

Yüzde 50’lide oy veriyor, yüzde 35’e de düşürüyor.

Kendine gel” diyor.

CHP ve HDP seçmeni gibi her şartta aynı oyu sandığa koymuyor. Edilgen bir yapıya sahip değil.

İddia edildiği gibi bir “sürü” psikolojisi ile hiçbir zaman hareket etmedi.

Genel seçimlerde milletvekili listeleri, yerel de ise belediye başkan adayı  ve meclis listelerine bakarak, ince eleyip, sık dokuyarak bir kuyumcu titizliğinde sandığa gidiyor.

Hatta il, ilçe ve belde teşkilat yapısı bile karar vermesinde önemli etkenlerdir. 

Şimdi sıra Sayın Erdoğan’da.

Büyükşehirlerdeki oy kaybının en önemli faktörünü kiralar oluşturmakta.

Fahiş kelimesinin kifayetsiz kaldığı orantısız kira artışları büyükşehirleri yaşanmaz kılmıştır.

Acil çözüm bekliyor.

Millet yetkiyi verdi. 

Nasıl çözüleceğine hükümet karar verecek.

Çözümü mutlaka bulmak zorunda.

Bir diğer acil sorun ise çarşı – pazar enflasyonu.

Her gün artan ve bıçağın boğaza dayandığı noktadayız.

Millet muhalefet inanmadı, güvenmedi ve yine “çözerse Erdoğan çözer” dedi.

Dar ve sabit gelirli için hayat her geçen gün daha da fazla çileye dönüşüyor.

Alım gücü hızlıca eriyor.

Emtia ve markete ulaşmakta ciddi zorluklar yaşıyor.

Emekli, memur ve asgari ücretliye yapılan iyileştirmeler marketlerin hızına yetişemez oldu.

İyleştirmelerle birlikte çarşı – pazarın, marketlerin zam oyununun mutlaka önü kesilmeli.

İyice alevlenen ateş palyatif tedbirleride yakıyor.

Radikal tedbirleri alıp, hayata geçirmek zaruri hale gelmiştir.

Yapılan bütün iyileştirmeler daha ilk ayında çarşı – pazar – market üçgeni karşısında nakız kalıyor.

Dar ve sabit gelirli yaşam şartlarına mağlup olmuştur.

Buna rağmen oyunu iktidardan yana kullanmıştır.

AK Parti ve Sayın Erdoğan dar ve sabit gelirlinin desteği ile 20 yılı aşkın süredir iktidarda.

Yeter artık! “Bıçak kemiği kesmeye başlamamıştır.” diye haykırıyor.

Seçimden önce yakın eş, dost ve akrabalarımı aradım. 

Nabız yokladım ve Sayın Erdoğan’a oy vermeleri konusunda ricacı oldum.

İlk turun sonunda oy istediğim bir arkadaş bana dönüş yaptı ve dedi ki: “Erdoğan oy ver dedin verdik, ikinci turda yine vereceğim.” 

Şunuda bil istedim; “Ev değiştirmem icab etti, kiralık ev arıyorum, bulduğum en uygun kira bedeli 19 bin lira. Ben şimdi bu işin içinden nasıl çıkacağım ve bu kirayı nasıl ödeyeceğim” diye sitem etti.

Bende buradan 67. Cumhuriyet Hükümeti’ne iletiyorum.

Bahse konu ilçe İstanbul – Büyükçekmece. Merkeze uzak, uç bir ilçe.

Konut kirasını veremeyecek durumda olan vatandaşın bu şartlarda ev sahibi olması mümkün mü?

Şimdi vatandaşın yerine kendinizi koyun ve empati yapın.

Emekli maaşı 7,500 TL.

Asgari ücret 8,500 TL.

Ortalama memur maaşı 13- 15 bin TL.

Konut kirası ortalama 15 bin TL, 5 milyon TL altında konut bulmak ne mümkün?

Bu kiralar nasıl ödenecek, bu hayat nasıl idame ettirilecek?

Bu enflasyonun hızına nasıl yetişilecek?

Hükümet ilk 10 yılında sosyal konut seferberliği başlattı ve 1 milyondan fazla insanı uygun şartlarda ev sahibi yaptı.

Sonra birde frene basıldı ve müteahhitlerin insafına terk edildi.

Arz, talebi karşılamıyorsa bu işin buralara geleceği belli değil miydi?

Şimdi dar ve sabit gelirliler için özellikle de kiracılar açısından gaza basma vaktidir.

Artık ülkede kiracılığı tarih edin. Konut sahibi olmak bir zenginlik, gösteriş meselesi değildir. Barınma sorunu, zorunlu ihtiyaçtır.

Bakın sosyal patlama olur ve herkes altında kalır.

Gerekiyorsa ki, gerektiğine inanıyorum büyükşehirlerde yabanacıya konut satışı ve kiralama süresiz yasaklanmalı.

Hükümet, her gün daha içinden çıkılmaz, yaşanmaz hale gelen hayat şartlarını kolaylaştırmak zorunda.

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” güzel söylem eylem bekler.

Zorlaştırmayın, kolaylaştırın…” emrinin gereğeni yapmanın vakti yarın çok geç olabilir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.