DOLAR 46,4792 -0.02%
EURO 53,3552 0.15%
ALTIN
BITCOIN 29783520,24%
İstanbul
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Oruç şifadır

Oruç şifadır

ABONE OL
Mart 15, 2025 03:04
Oruç şifadır

Ramazan ayı manevi hastalıklar için şifahanedir.

İnsanoğlu beden ve ruh olarak iki ana unsurdan

meydana gelmiştir.

Beden ve ruhun gıdaları farklı olduğu gibi, hastalıkları da farklıdır.

Bedenin gıdası ekmek, su, vitaminler ve çeşitli gıda maddeleridir.

Ruhun gıdası ise; iman, takva ve salih amellerdir.

Dua, zikir, hayır hasenat gibi bizi Allah’a cc yaklaştıran bütün güzel ameller de ruhun gıdasıdır.

Bedenimiz, sağlıklı ve yeterince beslenmezse zayıflayıp, hastalanıp hattâ ölüm derecesine kadar gidebilirse, ruhumuzda manevî gıdalardan yoksun kalınca manevî zayıflamalar ve hastalıklarla karşı karşıya kalabiliriz.

İnsanoğlunu kuşatan manevî zayıflama ve hastalıklar onu ruhen büyük ölçüde yıpratır.

Ruhen yıpranan insan âdeta canlı cenaze haline gelir.

Dışarıdan gayet sağlıklı, süslü püslü görünse de aslında manen ölüden farksızdır.

Yeryüzünde yaşanan tüm olumsuzlukların, depresyon ve intiharların direkt veya dolaylı olarak manevî hastalıklarla ilgisi vardır.

Hattâ maddî/fizikî hastalıkların bile manevî/ metafizik hastalıklarla alâkası vardır.

Bugün için delillerle ispatlanmıştır ki sıkıntı ve stres birçok hastalığa sebep olmaktadır.

Nasıl ki maddî hastalıklarımız için tedavi yollarına başvurduğumuz gibi manevî hastalıklarımız için çareler aramalıyız.

Manevî hastalıklarımızın tedavisinde en uygun zaman ramazan ayıdır.

Ramazan ayı manevî hastalıklarımız için bir şifahanedir.

Bu şifahanenin oruç adlı rehabilitasyon bölümünden yararlanmak lehimize olacaktır.

Sağlığımızı bozan nezle, grip, zatürree, bronşit, astım, tansiyon, şeker ve kanser vb. hastalıkların bedenimize olumsuz etkileri olduğu gibi; kibir, haset, riya, şöhret tutkunluğu, su-i zan, hırs ve tamah, kin, garez, aşırı sevgi veya nefret, gıybet, iftira, bencillik, önyargı gibi manevî hastalıkların ruh yapımıza olumsuz etkileri vardır.

Geçmişte Nemrut, Firavun ve benzerlerinin zalim olmaları manevî bir hastalık olan kibir sebebiyledir.

Dünyamızda savaş alanları, ölüm tarlaları meydana getiren, Filistin Gazze’yi ve Doğu Türkistan‘daki Uygur bölgesini dünyanın en büyük açık hava hapishanesine çeviren günümüzün Nemrut ve firavunlarının işledikleri cürümler manevî bir hastalık olan kibir, birer hırs küpü ve tamah abidesi olmaları sebebiyledir.

Yine dünya insanlığını kendi heva ve hevesleri uğruna perişan bir duruma getiren, ürettikleri sistemlerle dünyayı kontrolleri altında tutmak isteyerek manevî hastalıklara tutulanlar günümüzün Hâmânlarıdır.

Şeytanı isyana sürükleyen ve  lânetlenmesine sebeb olan Hz. Âdem‘e (a.s) kibrinden dolayı secde etmemesi, haset etmesi ve tevbe etmeyip hatasında ısrar etmesidir.

İlk insan ve ilk peygamber olan Hz. Âdem (a.s) ve Havva annemizin cennetten çıkmalarına sebep olması da hasettendir.

Yeryüzünde işlenen ilk günah olan Hz. Âdem aleyhisselâmın çocuklarından Kabil’in Habil’i öldürmesine de haset denen manevî hastalık sebep olmuştur.

Ramazan ayı bereket ve sevap kazanmak için en verimli bir mevsimdir.

Bu mevsimin maneviyatından istifade etmek mana bünyemizin üzerinde olumlu ve büyük etkileri olacaktır.

İşlenen tüm günahların altında yatan sebep olarak manevî hastalıkların dolaylı veya direkt etkileri olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir.

Bedenimizi etkileyen dolayısıyla fani dünyamızı tehdit eden maddî/fizikî hastalıklar sabredilmekle günahlara kefaret olacağından ebedî âlem için fırsat ve nimete dönüşebilir.

Ancak manevî hastalıklar imanımızı dolayısıyla ebedî olan ahiretimizi tehdit ettiğinden bir şifahane olan Ramazan ayımızı manevî hastalıklarımızın tedavisi için bir fırsata çevirmeliyiz.

Yüce Rabbim bizlere Ramazan ayının feyzinden, bereketinden istifade eden, manevî hastalıklarını tedavi eden ve günahlardan arınmış olarak bayrama ulaşan kullarından olmayı nasip etsin.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP