DOLAR 31,0229 0.05%
EURO 33,7118 0.33%
ALTIN 2.020,230,11
BITCOIN 1601127-0,44%
İstanbul

AÇIK

13:23

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Özgürlük…

Özgürlük…

ABONE OL
Ağustos 4, 2023 15:02
Özgürlük…
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Özgürlük, sözlük olarak, herhangi bir şartla sınırlanmama, zorlamaya, kısıtlamaya bağlı olmadan düşünme ve davranma anlamına gelmektedir.

Felsefi olarak, insanın, her türlü dış etkiden bağımsız olarak kendi iradesi ve düşüncesine göre karar vermesi durumudur.

Özgürlük kavramını birçok kişiye sorsak alacağımız cevap; sorumuzun muhatabının yaşı, maddî durumu, mesleği, sosyal konumu, inancı, siyasî, ahlâkî ve felsefî düşüncesi belirleyici olacağından farklı farklı olacaktır.

Serbestlik ve hürriyet anlamına da gelen, göreceli bir kavram olan özgürlük adına herkes, kendi konumuna göre bir tanımlamada bulunmakta ve  ona göre de istekleri olmaktadır.

Özgürlük istekleri çeşitliliğine göre zaman zaman bireyler arası çatışmalara sebep olduğu gibi toplumla birey arasında da çatışmalara sebep olmaktadır.

Özgürlüğün zıddı olan esareti insanın kendi rızasıyla kabulleneceğini iddia etmek gerçekle bağdaşabilir mi?

İnsanoğlu özgürlük hakkında kafa yormuş birçok filozof bu konuda fikir beyan etmiştir.

Özgürlük nedir? 

Ne kadar özgürlük? 

Özgürlük sınırlı mı, sınırsız mı olmalıdır? 

İnsanoğlu gerçek anlamda özgür olabilir mi? 

Ve benzeri birçok soru insanoğlunun zihnini meşgul etmiş, halâ da etmektedir.

Özgürlük kavramı üzerinde tam anlamıyla bir mutabakatın sağlandığını söylemek mümkün müdür?

Özgürlüğü, kişinin her istediğini yapmak değil, istemediği şeyleri yapmamak ve yapmaya zorlanmamak olarak tanımlamak daha uygun olmaz mı?

Özgürlük adına sınır tanımayan bireylerden oluşan toplumda güven ortamı oluşturulabilir mi?

Güven olmayan bir ortamda özgür yaşanabilir mi?

Maalesef günümüz dünyasında özgürlük, yararlı yararsız olduğuna bakılmaksızın bir başkasını rencide edip etmediğine aldırış etmeksizin kişinin istediği şekilde ulu orta edebe aykırı da olsa konuşması, giyim kuşam, yeme içme, ve hayat tarzı olarak genel ahlâk kurallarını, toplumun kabullerini ve değer yargılarını, inançlarını hiçe sayarak yaşamak şeklinde algılanmaktadır.

Bu algı biçimini hayata geçirmek özgürlük olarak toplumun geneline dayatmak için bazı sivil toplum kuruluşu iddiasında olanlar tarafından çalışmalar yapılmaktadır.

Özgürlük adına haktan yana insanlık yararınaymış

gibi görünerek birtakım kavram ve sloganlarla, yürekleri ve vicdanları henüz kirlenmemiş olan gençler aldatılarak istismar edilmektedir.

Özgürlük adına kadınlar ve erkekler üzerinde yapılan çalışmalarla aile yapısını tahrip etmeye yönelik her türlü girişime karşı toplum olarak uyanık olmak zorundayız!

Toplumumuzun temel taşı olan aileyi parçalamaya böylelikle toplumumuzu çökertmeye çalışanlara fırsat vermemek için eğitim ve kültürel faaliyetler ve dayanışma ile birliktelikler sağlamalıyız!

Yazdıklarımızdan özgürlüğe karşı olduğumuz anlamı çıkarılmamalıdır.

Birey elbette fikrî anlamda özgür olmalı, inanç bakımından özgür olmalı, inancını yaşayabilme bakımından özgür olmalıdır.

Önceki yıllarda yaşanılan başörtüsü yasağı, kitabını istediği yaşlarda öğrenme ve öğretme yasağıyla karşı karşıya kalınmamalıdır.

İstismarın birçok çeşidi vardır.

Özgürlük bir istismar çeşidi olmamalıdır.

Farklı din, gelenek, kültür ve tarih birikimi olan toplumların farklı özgürlük anlayışları vardır.

Toplumumuzun çoğunluğu müslümandır.

Müslüman olmayan toplumların özgürlük anlayışını toplumumuza dayatmanın doğru olduğu savununulabir mi?

Bazı iyi niyetli kişilerin gördükleri yanlış tavırlara karşı yaptıkları incitici olmayan kibarca uyarıları  bile “Ben özgürüm,özgürlüğüme karışamazsın”

diyerek üstelik sert bir ûslupla cevaplayan hattâ  uyaran kişiye “Sen hangi çağda yaşıyorsun” diye

hakaret etmeye çalışanların varlığı üzüntü vericidir.

Basın özgürlüğünden bahseden bazılarının basın yoluyla yalan/yanlış haberleri yazmaları/ yayınlamaları, insanların mahremiyetlerini çiğnemeleri, hakaret etmeleri ve itibarlarını zedelemeleri insaf ve vicdana  uygundur denilebilir mi?

Ayrıca sosyal medyada yalan yanlış haber, iftira, hakaret, gerçeğe aykırı algı yöntemiyle insanların itibarıyla oynamak, toplum nezdinde küçük düşürmeye çalışmak, liyakatli olduğu halde hakkını elde etmesine mani olmaya çalışmanın özgürlük olduğunu iddia eden kişiye haklısın denilebilir mi?

Özgürlük sözlük olarak sınırsızlık olarak tanımlansa da sınırsız bir özgürlük hayalden başka bir şey  olabilir mi?

Unutulmamalıdır ki kişinin özgürlüğü bir başkasının özgürlük alanıyla sınırlıdır.

Bu sınırı ihlâl etmek özgürlük değil ancak problem oluşturur. 

Bazı bağımlılıklar, nefsimizin isteklerine uymak, heva ve heveslerimizi karşılamaya çalışmak bizleri özgür yapmaz. 

Tam tersine esir haline getirir.

Rabbimize gerçek bir kul olmaya gayret etmezsek, bazı bağımlılıkların, makamın, heva ve hevesin,servetin, şöhretin, şehvetin, hırs ve tamahın vs. esiri oluruz.

Özgürlük bizim için avuntudan öteye geçemez.

Yüce Rabbimden bizlere kendisine hakiki bir kul olarak gerçek özgürlüğe ulaşanlardan olmayı nasip etmesini niyaz ederim.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.