DOLAR 44,2090 -0.06%
EURO 50,6477 0.14%
ALTIN 7.111,50-0,33
BITCOIN 32746553,64%
İstanbul

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Türkiye, sarı öküzü feda etti mi?

Türkiye, sarı öküzü feda etti mi?

ABONE OL
Ocak 1, 2026 19:50
Türkiye, sarı öküzü feda etti mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Suriye, Irak, Yemen, Libya ve diğerleri…

BOP tıkır tıkır işliyor.

1945 yılında Yalta’da toplanan ABD Başkanı Franklin Delano Roosevelt, İngiltere Başbakanı Winston Churchill ve SSCB Başkanı Josef Stalin katıldığı ve dünyayı paylaştıkları toplantıda aldıkları kararları bir bir hayata geçirmekteler.

Yalta Konferansı’nda alınan kararlarla; Türkistan’ın bir kısmı Rusya’ya, Türkistan’ın doğusu Çin’e verilmiş ve Almanya, Fransa’ya Suriye ve Irak gibi Mezopotamya coğrafyası yeniden parçalara ayrılmasıyla Afrika ülkelerinin Libya,  Sudan gibi ülkelerin sömürgeleştirilmesi ve aralarında pay edilmesi kararları yerine getirilmektedir.

Türkiye’nin ise, yedi bölgeye ayrılarak tarihi misyon ve liderliğinin elinden alınması, “parçala – böl – yut” politikasının Türkiye’ye de uygulanması kararları alınmıştır.

Bölgemizde cereyan eden olaylar bu kararlar çerçevesinde gerçekleşmektedir.

Sıra Türkiye’ye gelmiştir.

Aziz milletimiz buna müsade etmeyecektir.

Ancak ne var ki;

‘Büyük Ortadoğu Projesi’ tam gaz devam ediyor!

Sarı öküzün hikayesi devam ediyor! Malum hikaye; aç kalan aslanlar öküzlere saldırırlar. Öküzler, aslan saldırısını her defasında püskürtseler de saldırılardan gına gelmiştir ve aslan saldırılarını durdurmak isterler.

Aslanlar, kendilerine karşı en çetin mücadeleyi veren sarı öküzü akıllarına kestirirler ve öksüz sürüsünün liderine: “sarı öküzü bize ver size saldırmayacağız barış yapacağız” derler.

Sürünün başkanı buna razı olur ve sarı öküzü aslanlara verir.

Aslanlar, bir iki gün sonra tekrar sürüye saldırırlar ve sürünün önderi işte o tarihi cevabı verir: ”Sarı öküzü size verdiğimde anlamıştım sıranın bize geleceğini” der ve gerçekten sıra sürüdeki diğer hayvanlara gelmiştir.

Hikaye böyle.

Peki sıra kime geldi?!

-Irak’a, ABD askerleri girdiğinde sıra Suriye’ye gelmiş,

Suriye parçalanmanın eşiğine gelmişti.

-ABD ve müttefiklerinin Irak’a demokrasi getireceğiz(!) diyerek Irak’a saldırması sırasında dönemin Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün açıkladığı göre; “İncirlikten kalkan B2 bombardıman uçaklarının 10 metre kalınlığında betonu delen bombalarla Irak bombalanmış” ve sığınaklardaki Irak askerleri ve silahlarının imha edildiğinde bombardıman sonrası ABD askerleri Bağdat’a girdiğinde, Suriye nin akıbeti de endişe verici olmuştu.

-Ve gene İncirlik üssünün açılmasına izin verildiğinde dönemin Ekonomi Bakanı Ali Babacan: “Bir haftaya kalmaz IMF’den para gelir” dediğinde Suriye de sıraya girmişti.

-Libya’da Muammer Kaddafi devrildiğinde, ABD ve müttefiklerinin Libya’yı işgal ettiklerinde,

Suriye de plan devreye alınmıştı.

-Emevi Camisi’nde “cuma namazı kılacağız” hayali kurulduğunda Suriye de de oyun başlamıştı.

-On yılı aşkın kuruluşu için emek verilen mali külfeti üstlenilen Özgür Suriye Ordusu dağıtıldığında,

Suriye de beklenmedik olayların düğmesine basılmıştı.

Ne oldu nasıl bir anlaşma olmuştu da,

-Ahmed Şara bir haftada Suriye’yi bir baştan bir başa ABD ve müttefiklerinin yol vermesiyle geçtiğinde Suriye de bölünmenin işaretleri verilmeye başlanmıştı.

İyi de Beşşar Esad kalmalı mıydı!?

Tabiki hayır.

Ama Esad’in ömrünü kim, kimler tayin etmişti?

Esad’ın gidişi Suriye’de adeta olup bitenlerin gölgelenmesinde algı oluşturulmasında çok iyi gerekçe olmuştu!

Ahmed Şara yönetimi, Türkiye’nin bütün direnişlerine rağmen ABD’nin perspektifi istikametinde hareket etmekte olduğu çok açıktır.

Bu arada traji komik bir durum da  YPG’nin isteklerine ABD aracılık ediyor(!) orta yol bulmaya çalışıyor(!) görünüyor.

Bu tiyatro Ahmed Şara yönetimi açısından da böyle.

ABD nin programı, Ahmed Şara yönetimi tarafından kendi istekleri gibiymiş sunmayı da ihmal etmiyorlar.

30 Aralık’ta katiller Donald Trump ve Binyamin Netenyahu bir araya geldiklerinde kamuoyuna Trump çok açık ilan etti: ”Büyük İsrail’in kurulabilmesi için Suriye’nin bölünmesi gerekiyordu” ve Netenyahu aynı basın toplantısında Tramp’ı onayladı!

Demokrasi, insan hakları, kendilerinden olan nükleer bombanın yıkmak istedikleri ülkelerde olduğunu ilan ederek güya saldırılarına meşruiyet de sağlamış oluyorlar!

Bunlar katil sürüsü, bunlar hırsız,  bunlar ahlaksız!

Oyun içinde oyun!

Sahtekar iki yüzlüler!

Türkiye bu oyunu bozmalıdır!

Suriye’de İsrail, Türkiye ile komşu olmanın arafesindedir.

ABD, İsrail’den başlamak üzere;  Lübnan, Suriye, Azerbaycan/Zengezur hattını oluşturmuş, Türkiye’yi kuşatmıştır.

Sıra Türkiye’ye gelmiştir!

Türkiye, gerek kendi coğrafyasında,  gerek tarihi gönül coğrafyasında ABD’ye rağmen varlığını etkinleştirerek sürdürmeye çalışmaktadır.

Türkiye yeni dünya kurulurken “ben de varım” demektedir!

Ancak; işimiz öyle böyle değil çok zordur.

Azerbaycan’ın İsrail’le olağanüstü yakınlaşması hatta Ermenistan savaşını İsrail sayesinde kazandıklarının propagandası ile Azerbaycan halkının inandırılması hiçte hayra alamet bir durum değildir!

Türk devletlerinin başta Azerbaycan ve Kazakistan’ın BAE, Bahreyn gibi ülkelerin ABD öncülüğünde İsrail’le “İbrahim Anlaşması” imzalaması Türkiye’nin kendi coğrafyasında yalnızlaştırılma operasyonlarındandır.

Türkiye’nin Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır.

Türk, Kürt akraba topluluktur.

Terör sorunu da Kürt halkı ile olmayıp Ermeni “Asala Örgütü”nün devamı PKK iledir.

PKK’nın patronu İmralı’daki hain katil değil, ABD/İsrail ve müttefikleridir.

Suriye’de YPG’ye bölgesel yönetim hakkı verilmekte, PKK’lı teröristlere askerlik ve iç güvenlik teslim edileceği planlanmaktadır.

Suriye’de bundan böyle istikrar ve iç barıştan söz etmek mümkün değildir.

Bu durum büyük hatadır!

Suriye’de yılların emeği ve maddi külfeti ile kurulan Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) dağıtılmıştır. Suriye’de, TÜRKMENLER SAVUNMASIZ bırakılmıştır.

Türkiye’nin işi her geçen gün daha da zorlaşmakta olmasına rağmen Türkiye bu çetrefilli entrika ve projeleri boşa çıkaracaktır, çıkarmalıdır.

Bu da birlik ve beraberliği sağlamakla mümkündür.

Türkiye; YOK EYALET, YOK ÖZERKLİK, YOK YEREL YÖNETİMLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKÇESİ İLE EĞİTİMİN YEREL DİLDE YAPILMASI gibi tuzaklardan uzak durmak zorundadır.

Aksi halde, “Arzı Mevud sapkın inancının gereği İsrail’e biçilen “kutsal toprak” hedefinin Allah korusun kurbanı olacaktır.

Türkiye’yle savaşı göze alamayanlar, “parçala – böl – yut” politikalarını hayata geçirmek istemektedirler.

(Önemli not: Okumamış olanlara konuyla ilgili önceki araştırma/belgeli makalemizi okumalarını önemine binaen tavsiye ederiz.

Makalenin sonunda YAZARIN TÜM YAZILARI bölümüne tıklanılırsa önceki yazıların dökümü çıkmaktadır.)

ABD, müttefikleri ve İsrail’in desteği  YPG için de geçerlidir.

Irak Kürdistan’ı denilen yapılanma için de geçerlidir.

Türkiye ateş çemberi içinde hayatta kalmaya çalışmaktadır.

Üniter yapıdan vazgeçmeyecek  anayasanın Türk devleti ve Türk tarifinden vazgeçmeyecektir. Türkiye kırmızı çizgilerinin farkındadır!

Bölücülerin oyununa gelmeyecektir!

Ve…

Hayatta kalacaktır.

Vesselam.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP