DOLAR 32,5759 0.1%
EURO 35,0353 0.52%
ALTIN 2.434,620,49
BITCOIN 2084184-3,93%
İstanbul
19°

PARÇALI BULUTLU

13:07

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

‘Yemin’ ne demek ve hangi durumlarda yemin edilir?

‘Yemin’ ne demek ve hangi durumlarda yemin edilir?

ABONE OL
Kasım 24, 2023 15:04
‘Yemin’ ne demek ve hangi durumlarda yemin edilir?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yemin sözlükte, “Kuvvet, sağ el” gibi anlamlara gelen yemin, dinî bir kavram olarak, bir kimsenin Allah’ın cc ismini veya sıfatını anarak sözünü kuvvetlendirmesi demektir.

Her ne kadar gelenek ve kültür olarak mukaddes sayılan değerler üzerine edilen yeminler geçerli sayılsa da gerçek anlamda dinî geçerliliği olan yemin, “Vallahi, billâhi, tallahi” sözcüklerini yapmayı veya yapmamayı vadettiğimiz sözlerimizin başına getirmekle söylediklerimizdir.

“Vallahi, billâhi, tallahi” demek, Allah cc şahidim olsun demektir.

Müslüman yemin etmekle, sözünü Allah teâlayı

şahit tutarak kuvvetlendirmektedir.

Bunun içindir ki yemin ciddi bir meseledir.

Basitleştirmek suretiyle hafife alınacak bir şey değildir.

Müslüman Allah’ı cc şahit tuttuğu bir konuda yapma veya yapmama sözü vermiş ise sözünü mutlaka yerine getirmesi gerekir.

Yemin konusunda çok hassas olmalıyız!

Hayatî bir konu, iffet konusu, veya muhatabımızın ikna olması için mutlaka yemin etmemizi gerekli gördüğü ciddi bir konu ve can güvenliği konusunun dışında yemin etmemeyi tercih etmeliyiz.

Hele de üç kuruşluk dünya menfaati veya ticari mevzularda yemin etmekten kaçınmalıyız.

Yerine getirilmesi gerekli olan yeminin günlük tartışma, kısır çekişme ve dünyalık menfaatler ortamına indirgeyip değerinin yitirilmesine yol açılmamalıdır.

Yemin etmek esasen mübah bir davranış olmakla birlikte gereksiz yere kullanılarak  alışkanlık haline getirilmesi doğru değildir.

Sıkça yemin eden toplum nezdinde de saygınlığını yitirmiş olur.

Fert olarak yemin etmeye ihtiyaç duymayacak derecede sözüne güvenilen ve çevresi tarafından böyle bilinen bir kimse olmayı amaç edinmeliyiz.

Ecdadımız “Doğru sözün yemine ihtiyacı yoktur.”

demişlerdir.

Huzurlu bir toplum, büyük çoğunluğu yemine ihtiyaç duymadan sözlerine güvenilen kimselerden oluşan toplumdur.

Birilerinin hakkını elinden almak günahtır.

Ancak yalan yere yemin etmek suretiyle birilerinin hakkını elinden almak katmerli günahtır.

Yapılan yemine uymamak büyük bir hata ve bazı sorumluluklar doğurur.

Yüce Rabbimiz Kur’an’ı Kerim’de, verilen sözlerin yerine getirilmesi bağlamında “yeminlerinizi koruyun” diye buyurmaktadır.(Maide suresi ayet 89)

Allah cc adına yaptığınız ahitleri yerine getirin.

Allah’ı cc kefil tutarak kuvvetlendirdikten sonra yeminlerinizi bozmayınız.

Şüphesiz ki Allah cc yaptıklarınızı bilir.” (Nahl süresi ayet 91)

diye buyurmaktadır.

Bu itibarla bir müslümanın yemin ederken iyi düşünmesi, yemin etmişse bu verdiği söze Allah’ı cc şahit tuttuğundan yeminini mutlaka yerine getirmesi gerekir.

Maalesef günümüzde yemin konusuna gereken özen gösterilmemektedir.

Birtakım hilelere başvurarak ve bu durumu yeminle destekleyerek insanları kandırmak büyük bir vebaldir.

Ticaretle uğraşanların yemin konusunu önemsememeleri yeminle müşterilerini aldatıp üç kuruşluk dünya menfaati için helâl olan kazançlarını zedeleyerek bereketlerini gidermeleri ahiret hayatlarını berbat etmelerine sebep olur.

Yemin edip gereğini yerine getirmeyenin yemin kefareti ödemesi gerekir.

Ayrıca günah sayılan bir işi yapmaya veya borcunu ödememek, müslüman kardeşiyle konuşmanak, anne babasını ziyaret etmemek gibi eylemlerde bulunmaya yemin edilmesi gibi durumlarda yeminin bozulup kefaret ödenmesi tavsiye edilmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Bir kimse bir şey için yemin eder, sonra da ondan hayırlısını görürse yeminini bozsun ve kefaret versin.” (Müslim, eyman 15-16) diye buyurmuştur.

Yeminini bozan kimsenin kefaret olarak sırasıyla; on fakire birer fitre (fıtır sadakası miktarı) veya

bir fakire on ayrı günde her gün birer fitre miktarı para, ya da on fakiri o

sabah akşam doyurması veya bir fakiri sabah akşam on ayrı gün doyurması ya da giydirmesi lazım gelir.

Buna gücü yetmeyenin ara vermeden üç gün oruç tutması gerekir.

Bu kefaret sıralama olarak  Kur’an’ı Kerim’de Maide suresinin 89. ayetinde belirtilmiştir.

Yemin konusu çeşitlilik ve uygulamaları, kefaret gerektirip, gerektirmemesi bakımından kısa bir yazıya sığmayacak genişliktedir.

Daha geniş bilgi bu konuda yazılmış kitaplardan edinilebilir.

Yazımızda konunun önemine yemin konusunda dikkatli davranılmasına  bilhassa dünyevî kaygılar ve küçük menfaatler için yemin etmekten kaçınılmasına işaret etmek istenilmiştir.

Not: Bugün  Öğretmenler günü  öğretmenlerimizin gününü kutlar, vefat etmiş ve kalleş kurşunlarla şehit edilmiş öğretmenlerimize yüce Allah’tan cc rahmetler, sağ olanlara sağlıklı, bereketli, hayırlı ömürler dilerim.

Yüce Rabbimden bizlere olur olmaz yere yemin etmeyen, yemin ettiğinde de gereğini yerine getiren kullarından olmay nasip etmesini niyaz ederim.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.