DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 37134170,77%
İstanbul
23°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Mü’min, Allah’a düşmanlık edenlerle dost olur mu?

Mü’min, Allah’a düşmanlık edenlerle dost olur mu?

ABONE OL
Eylül 17, 2026 16:55
Mü’min, Allah’a düşmanlık edenlerle dost olur mu?

İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onları seversiniz.” (Ali İmran, 119)

Rabbim ne kadar doğru söyledi.

Biz, din düşmanlarını öyle bir sevdik ki, devlet-i aliye-i osmaniye‘den sonra, devlet idaresi, siyaset, eğitim, medya, ekonomi, askeri vb. bir çok kurumların başına sevmememiz gereken kişiler geldi.

Ey iman edenler!

Kendilerine Allah’ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin.” (Mümtahine,13)

Hem Allah (c.c)’ı seveceksiniz, O’nun rızası için gayret göstereceksiniz, hem de Allah düşmanlarına her şeyinizle teslim olacaksınız.

Bu durum karanlık ile aydınlığı aynı odanın içerisinde tutma gibi bir şeydir.
Yine bu durum, aynı çeşmeden hem nuru, hem de kiri akıtmaktır ki, nuru da (dini de) kirletirsiniz.

“Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan.” (Mücadele, 14)

Şu andaki durumumuz bu ayeti açıkça doğrulamaktadır.

Sürekli acı deneyimler yüzümüze sert bir tokat gibi çarptığı halde, biz yine de onları seviyoruz.

Onlara şirin görünmek için dinden bile vaz geçiyoruz.

İbn Kesir şöyle dedi: “İslâm devletinin vatandaşı olan gayri müslimleri (zimmîler), devletin gizli işlerinde istihdam etmek caiz değildir.”

“Onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişken siz onlara dostluk gösteriyorsunuz.” (Mümtahine, 1)

Senin dinine, diline, hukukuna, kılık kıyafetine ve ezanına dil uzatanları nasıl seversin, onlara nasıl arka çıkarsın?

Eğer seversen bunun ahirette bir cezası olmaz mı?

“Muhammed Allah’ın elçisidir.

Onun beraberinde bulunanlar, kâfirlere karşı sert, birbirlerine merhametlidirler.” (Fetih, 29)

Dini kimliğin korunması ve inanç birliğinin devamı için islama karşı düşmanlık eden ve Allah’ın hükmüne aykırı davranan kavimlerle dostluk kurulmamalıdır.

Bu durum yalnızca fiziksel dostlukla sınırlı olmayıp, ideolojik ve siyasi ilişkileri de kapsar.

İslam; bireylerin ve toplumların inançlarını, değerlerini, kimliklerini ve kültürlerini korumayı çok önemser.

Eğer mü’min, sürekli olarak inkâr edenlerle dostluk kurarsa, bu kişi bir noktada onların düşünce ve yaşama tarzlarını benimsemeye başlayabilir.

İdareci, yönetici, öğretmen, ebeveyn veya toplumda etkili konumda olan herkes, iyilik ve kötülüğün kapılarını açma, kapama potansiyeline sahiptir. İnsana düşen görev; elindeki yetki ve imkânları iyiye kullanmalı, kötülüğü engel olmalıdır.

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” (Muhammed Kasaii)

“İnsanlar madenlerdir.

Onların cahiliye dönemindeki hayırlıları, fıkıh öğrendikleri takdirde, İslâm’da da en hayırlılarıdır!” (Buhari)“

Sizin şerliniz ise kendisinden hayır beklenmeyen ve kötülüğünden de emin olunmayandır.” (Tirmizi) 

Muhakkak ki, hayr ve şer hazineleri Allah katındadır. Allah’ın şerre kılıf, hayra da anahtar kıldığı kimseye müjdeler olsun. Allah’ın şerre anahtar, hayra da kılıf kıldığı kimselere de yazıklar olsun.” (Taberani.)

Her kim bir hayır yolunu gösterirse, onu yapanın mükâfatı gibi ecir alır.” (Ebu Davud) “

Allah’a yemin ederim ki, senin irşadınla Allah’ın bir tek kişiye hidâyet vermesi, senin kızıl develere sahip olmandan daha kıymetli ve daha hayırlıdır!
İnsanların en şerlisini size haber vereyim mi?

Allah’ın adını vererek ister, kendisinden istenince vermez. (Tirmizi)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP