DOLAR 47,7436 0.18%
EURO 55,2510 0.32%
ALTIN
BITCOIN 30971890,30%
İstanbul
28°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Resul TÖRER

Resul TÖRER

22 Haziran 2026 Pazartesi

Bu yangın AK Parti’yi de, Reis’i de yakar!

Bu yangın AK Parti’yi de, Reis’i de yakar!


Emekli ve memurlara Temmuz ayında verilmesi düşünülen yüzde 40 zam lütuf mu?

Yoksa anayasal zorunluk mu?

Hükümet övünerek, “bunu biz veriyoruz” diyor 

Anayasa gereği olarak hükümet emekli ve memura senede iki defa olmak üzere (Olağan üstü şartlar dışında) enflasyon oranında zam vermesi anayasal bir zorunluluktur. Bir nevi hükümetlerin görevi, ücretliye karşı sorumluluğu.

En düşük emekli maaşının 2,500 TL olduğu günümüzde, hemen hemen her şeye günlük zamlar geliyor.

Zamlar altında ezilen özellikle emeklilerin maaşların da yüzde yüze yakın iyileştirme zaruri görülüyor.

Enflasyon böyle devam ettiği müddetçe yüzde yüzde yetmeyecek belki ama yaraya ilaç olur.

Özellik 5000 TL’nin altında maaş alan emekliler maalesef AK Parti iktidarında enflasyona ezdirilmiştir. 

Yapılması muhtemel yüzde 40 oranında TÜİK’in enflasyon rakamlarına göre verildiğini ve gerçek enflasyonun TÜİK rakamlarından katbekat fazla olduğunu sanırım akli selim hükümet yetkileri ve Sayın Erdoğan’da farkındadır.

5000’in altında maaş alan emekliye seyyanen zam vermek insani bir görevdir.

Konut kiraların ortalama 5000 TL olduğu, elektriğe, doğalgaza ve gıda maddelerinde son bir senede yüzde yüzden fazla artış olduğunu da hesaba katarsak, verilecek yüzde 40 zam devede kulak kalır.

Asgari ücretin, yani devletin verdiği en az ücretin 4,250 TL olduğunu emekli maaşlarının durumu ortadayken bunu söylemek sanırım lafügüzaf olur.

Devletin verdiği en az ücret 2,500 TL’dir.

Yani asgari ücret fiilen 2,500 TL.

2004 yılına kadar en düşük emekli maaşı asgari ücretten fazlaydı.

Asgari ücrette iyileştirme yapılarak, en düşük emekli maaşı eşittir asgari ücret olmalıdır. 

Bir nebzede olsa emeklilerin, ücretlilerin nefes alması sağlanmalı. 

Hükümetin emekli politikasına öfke giderek artıyor, patlamak üzere.

Afrika şartlarında yaşamaya mahkum edilen emekliler ilk seçimlerde Cumhur İttifakı’nı böyle devam ederse siler atar.

Kimse kimseyi rakamlarla oyalayıp, kandırmasın. Milletin aklıyla alay etmesin.

Emekliler arasındaki maaş dengesizliği intibak yasası ile düzeltilecekti, yılan hikayesine dönüştü.

İntibak yasasının adını telafuz eden bile yok.

2022 Nisan ayı Türk-İş verilerine göre; 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 5 bin 323 TL., yoksulluk sınırı 17 bin 340 TL.

Buda en insaflı hesap.

SSK-Bağ-Kur emeklileri hükümet için adeta bir yük ve üvey evlat muamelesi ile karşı karşıya.

Bu piyasa koşullarında 2,500 TL-3000 TL maaş mı olur.

Hükümetin en büyük ayıplarından birisi.

2022 Mart ayı verilerine göre, Türkiye’de 5 milyon 964 bini SSK, 1 milyon 654 bini Bağ-Kur, 1 milyon 569 bini emekli sandığı statüsünde olmak üzere toplam 9 milyon 187 bin emekli bulunuyor.

Hükümet emekli maaş ayrılıklarında ki bu haksızlığı ve dengesizliği mutlaka düzeltmeli. 

20 yıldan beri her seçimde büyük oranda AK Parti’ye oy vermiş olan emeklilerin mağduriyeti gidermek, hükümetin emekliye karşı olan borcu ve görevidir.

Yüzde 40 zammı ülfet olarak sunanan hükümete son sözümüz şudur: Emeklinin, ücretlinin tenceresi kaynamıyor, mutfağında yangın var!

Bu yangın Ak Parti’yi de yakar, Reis’ide yakar!