ABD seçimleri bitti, çene yorma faslına geçtik.
Joe Biden, döneminde bozulan Türk – Amerikan ilişkileri Donald Trump döneminde düzelecek mi, yoksa mevcut negativizm devam mı edecek.
Seçim öncesi kaleme aldığım yazıda Trump, suikastle öldürülmez ve 5 Kasım’ı görürse seçimi kazanacağını ama ülke olarak ümitvar olmamız gerektiğini belirtmiştim.
9 tane başkanına suikast yapan müesses nizam (derin devlet) aklı söz konusu.
Amerika’nın küresel pozisyonununda radikal bir değişiklik yapacağını beklemiyor.
En azından kısa vadede beklemek fazla hayalcilik olur.
Trump, tüccar kafalı bir siyasetçi.
Ülkelerle ikili münasebetlerde kar, zarar saiki ile pozisyon alıyor.
Önce tehdit ediyor, bakıyor ki direnç var, sonrada anlaşma yoluna gidiyor.
ABD’nin siyaset genetiği de böyle zaten.
Onun için ha Biden, ha Trump; al birini vur ötekine.
Bu Trump’un Kudüs’ü İsrail başkenti yaptığını, ekonominizi bozdum, gerekirse bir daha bozarım tehdidini, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a devletler arası teamülleri zorlayan nezaket ve edep dışı yazdığı mektubu da unutmadık.
Velhasılı ABD güvenilmez bir ülke.
Tekrar tekrar test etmeye mahal yok.
Biz kendi göbeğimizi kesebiliyor muyuz ona bakmak ve oradan yürümek lazım.
Haa… Ülkeler arasında ebedi dostluk, ilanihayet düşmanlıkta olmaz. Genelde ilişkiler konjonktürel zeminde seyreder.
Geçerli kural; ne kadar güçlüyseniz o kadar haklısınız.
Bendenizin Trump demesinin tek sebebi ülkemizdeki bölücü/yıkıcı ve terör PKKYPGFETÖ) unsurların mevcut yapıya Kamala Harris’e olan desteğindendir.
SEÇİMİN GALİBİ EKONOMİ OLDU
13 Temmuz’da Trump’a yapılan suikast girişimin ertesi gün Trump, çok da istemesede Evanjelist Yahudi Ohio senatörü JD Vance’i (Küçük Biden) apar topar başkan yardımcısı olarak açıklaması ile birlikte ilk tavizi verdi.
Daha 20 Ocak’a çok var…
20 Ocak 2025 görülür mü ondan da emin değilim.
Koltuğa oturmadan Trump’dan taviz üstüne tavizler koparılacak belliki.
Seçimi Tramp’ın silip süpürmesindeki en önemli parametre ekonomi olmuştur.
Havada bulup, tavada yemeye alışmış obezleri dünyanın hiçbir yerindeki katliamlar, soykırımlar, zulümler ilgilendirmiyor.
Onlar yediklerine, içtiklerine, giydiklerine bakıyorlar.
Zalim bir kapitalist düzen.
Ne halleri varsa görsünler, yeterki dünya üzerindeki akıttıkları kan/gözyaşı dursun!
ABD’ye güvenip yola çıkanlar yolda kalır.
İsrail’deki katliam ve soykırımın bitmesini beklemekte fazla iyimserlik olur.
Yıllardır yatırım yaptıkları PKKYPG’den el çekmeleri namümkün.
İsrail, PKKYPG’lilere kimlik/pasaport dağıtıyor.
Bunun anlamı şu; yarın çıkıp diyecekler ki, bunlar bizim vatandaşlarımız.
KATİLLER SÜRÜSÜ FİLİSTİN’İ TAMAMINI İŞGAL EDECEK
Katil devlet İsrail, Netanyahu ve şebekesi Gazze’yi, Batı Şeria’yı yutma hedefinde!
Artık Gazze’yi Batı Şeria’yı işgal edeceklerini gizlemeye gerek bile duymuyor.
Arkasından Lübnan’nın Güneyi, zaten Suriye açık kapı ve ardından ver elini Anadolu toprakları!
Aksini iddia edip, “hayal bunlar” diyenler ya saf ya zır cahil veya art niyetli.
Çünkü; karşımızda emperyalist ABD ve Batı destekli katiller, caniler sürüsü var.
İslam ülkeleri, tepkiler falan filan geçelim bunları…
Paralı olanların tamamı ABD müstemlekesi.
Geriye kalıyor Türkiye ve gariban Afrika ülkeleri…
Ya Türkiye ateş kapıdan içeri girmeden, ateşi söndürecek ya da hep birlikte kader deyip geçeceğiz.
Tabi önce içimizdeki Kripto Yahudi Siyonistlerin senini kesmeliyiz!
Saygılarımla.
GÜNDEM
07 Ağustos 2026SPOR
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026GÜNDEM
07 Ağustos 2026UNCATEGORİZED
07 Ağustos 2026EKONOMİ
07 Ağustos 2026