DOLAR 44,2143 -0.06%
EURO 50,6738 0.12%
ALTIN 7.125,25-0,14
BITCOIN 32625033,31%
İstanbul

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

“Dost dost diye nicesine sarıldım…”

“Dost dost diye nicesine sarıldım…”

ABONE OL
Ocak 19, 2026 18:16
“Dost dost diye nicesine sarıldım…”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dostluk…

Dost olmak zor.

Dost bulmak ondan da zor.

Dost kalmak için fedakarlık gerek.

Dost olmak için belki bir ömür gerek.

Dost olmak için muhabbet gerek, saygı gerek.

Dostluğun sınandığı, dostluğu taşımanın zor anları olabilir.

Dostluk sabır ister.

Dost kalmak muhabbetin devamını ister.

Dostluğun zorluğunu, halk ozanı Aşık Veysel şu şekilde ifade etmiştir:

“Dost dost diye nicesine sarıldım.

Benim sadık yarim kara topraktır.”

Dost kalmak, dost edinmek zordur!

Yılların dostluğu bir kırgınlıkla yok olabilir.

İnsan kırıldımı tamiri çok zordur.

Çağın insana yüklediği yaşam koşulları ve sosyalite, düşünce, inanç, siyasi farklılıklar şeklinde kendini gösterebilmekte ve bir de uzun ayrılıklar dostlar arasına girebilmektedir.

Dostluk arasına giren en şiddetli ayrılık tohumunu ise siyasi ayrılık, farklılık oluşturmaktadır.

Bu durum hemen her kesimde etkili olduğu gibi bizim mahallede de etkisini göstermiştir.

Parti bölünmeleri ayrılığın fitilini ateşlemiştir.

Şükür ki. son zamanlarda parti ayrılığının olağan bir durum olduğu, ayrı düşenlerin de “hain” olmadığı “düşünce zenginliği” olduğu anlaşılmıştır.

Maalesef, “hararetli parti anlayışı” sebebi ile anlaşılması gecikmiştir.

Özellikle bizim jenerasyon “laiklik” adına yapılan baskılardan kurtulmanın yolunun mensubu olduğu partiye adeta “imanın gereği” sayılmak gibi inanmıştır.

Elbette mensubu olduğu siyasi çalışmaları “Rıza-i bari” için, “vatan” için, “millet” için, “ümmet” için yapmış olmak gibi üstün değer ifade etmesi de motivasyon kaynağı olmuştur.

Bugüne gelindiğinde; siyasi ayrılıkların dostlukların önüne engel olmaması gerektiği anlaşılmıştır.

Dostluk çok değerlidir.

Dost kalmak çok değerlidir.

Yakup Sucuoğlu; fedakarlığı, samimiyeti ve gayreti ile tebarüz etmiş çok değerli dostumuzdur.

Önce “Dostluk Platformu” sonrasında vakıf/dernek şekline getirdiği yılların emektar dostlarını siyasi duruşuna bakmaksızın “Kadim Dostlar Derneği” adıyla Necmeddin Erbakan hocamızın, Konya’dan bağımsız milletvekili seçilmesi ve Milli Görüş hareketinin siyaset sahnesine girdiği tarih olan 1969 yılına atıfta bulunarak, dernek amblemine koymuş ve derneği geniş katılımla kurmuştur.

Bununla da kalmamış. “Genç Dostluk”, “Hanımlar Dostluk” oluşumlarının da hayata geçirilmesine öncülük etmiştir.

Genç ve hanımların bu nevi sivil yapılanmalarda yer almaları çok önemlidir.

Maalesef herhangi bir vakıf ve derneğin sosyal faaliyetlerini genellikle yaş ortalaması yetmiş olan kitle takip etmektedir.

Oysa birikim ve tecrübeden daha etkin yararlanacak olan genç nesillerdir. Tecrübeden ders almak büyük fırsattır. Çok değerlidir.

Ayrıca, Gençlik ve Hanımlar “Dostluğun” gelecek nesiller arasında da devamının olmazsa olmaz şartlarındandır.

Dostlar bir araya gelince ne gibi etkinlikler yapabilirler?

Bu kitle ne yapması gerektiğini, nasıl yapması gerektiğini bildikleri gibi dostlar, dostluğun gereğini de bilirler.

O tecrübeye sahiptirler yeter ki dostluk ilişkileri, dostluk bağları korunmuş yaşatılmış olsun.

Yakup beyin öncülük ederek hayata geçirdiği “Kadim Dostlar Derneği”  Türkiye sathında da her kesim tarafından örnek alınarak hayata geçirilebilir.

Dostluk derneğinin bir merkeze bağlı şube şeklinde olması gerekmez.

Bir merkeze bağlı yapılar, çoğu zaman illerin hususi durumlarını ıskalamak, faaliyetlerini merkezileştirmek bölgede etkinliğe zarar verme durumunda kalabilirler.

Unutulmamalıdır ki, Türkiye dernek ve vakıf açısından oldukça zengindir.

Dostluk için merkeziyetçiliğe gerek yoktur!

Türkiye her şehrin ilin, ilçenin, beldenin öncü emektar saygın mensupları tez elden harekete geçmeli ve beldelerinde siyasi ayrılıkları önemsemeden, dostluğu ve kardeşliği önceleyerek yerel olarak “Dostluk Platformu”uygulaması ya da “Dostluk Derneği” kurarak gerçekleştirebilirler.

Bu yazıyı yazmama bir dostumun hayıflanmaları vesile olmuştur! Dostum: “… bir müddet hasta yattım, hadi duymamış olabilirler dedim!

Babamı, annemi ahirete yolcu ettim “başın sağolsun” demek “çok mu zor!” Bir evladımı evlendirdim, “hayırlı olsun” demenin bir maliyeti mi var! Merak ediyorum “dostum” dediklerim beni ne zaman arayacaklar, “ölünce” mi?

Merak ediyorum ölürsem cenazene kaç dostum gelir?!..”

Dostlarınızın gönül koyacağı hiç aklınıza gelir mi?

Dost dediklerinizi unutmayınız!

Dostluk yanında olduğunu, kendisinin her halinin dostu için önemli olduğunu hissettirmekle olur.

Dernek, vakıf etkinliklerinde görüşmek dostluk için görüşmeye vesiledir.

Ancak yeterli değildir.

Değerli dostlar dostluğunuz daim olsun!

Vesselam.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP