Manevî ve fırsat ikliminin eşiğindeyiz…
İlk cuma gecesinde Regaip, 27. gecesinde Mirac gecelerinin bulunduğu Recep, 15. gecesi Berat gecesi olan Şaban ve içerisinde Kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı olan (Ramazan ayının 27. gecesi) Kadir gecesini içinde bulunduran Ramazan ayına hep birlikte üç aylar denmektedir.
Üç aylar, bütün islâm âleminde ayrı bir öneme sahip olduğu gibi toplumun çoğunun müslümanlardan oluştuğu ülkemizde de büyük öneme sahiptir.
Mekke ve Medine’nin diğer
şehirlere üstünlüğü gibi, Kâbe’nin, Mescid-i Nebevi’nin, Mescid-i Aksa’nın diğer mescitlere üstünlüğü gibi, günlerin, gecelerin, aylarında diğerine üstünlüğü vardır.
Böylesi günlerin ve gecelerin içerisinde yer aldığı üç aylarda Allah’ın (c.c) kullarına karşı lûtfunun, ikramının, izzetinin ve ihsanının bol olduğu eskiden beri islâm toplumlarınca bilindiği için ayrı bir özen ve saygıyla karşılanagelmiştir.
Üç aylar, yeni bir diriliş, toparlanış ve doğruluşumuza kapı aralamaktadır.
Aralanan bu kapıdan girip tevbe ve istiğfara devam ederek günahlardan arınmamız, silkiniş ve yeni bir diriliş fırsatını kaçırmamamız gerekir.
21 Aralık 2025 Pazar günü üç ayların ilki, hicrî kamerî ayların yedincisi Recep ayının birinci gününü idrak ederek manevî bir iklime kavuşmuş olacağız inşâallah…
Üç aylar, maneviyatın yükseldiği, ahiret kazancının kazanılması için daha fazla gayret gösterildiği bereketli bir mevsimdir.
Bu öyle bir mevsimdir ki mü’min gönüller coşmakta, heyecanlanmakta, ürpermekte ve ruhlar daha ziyade incelmektedir.
Üç aylar, ilk baharda toprağın uyanıp yeni bir dirilişle canlanması, yeşermesi gibi müslümanların daha önceki aylarda uğramış oldukları rehavet, ibadetlerde gevşeklik, dünyevîleşme, dinî duyguların zayıflamasıyla kalplerin katılaşmasından dolayı kayıplarını telâfi etmek için bir fırsat sunmaktadır.
Bu fırsatı değerlendirmek isteyenler bu aylarda varsa kaza namazları veya nafile kılmaya, Kur’an’ı Kerim‘i daha iyi anlayabilmek için gayret etmeye, ilmihal ve siyer kitapları okuyarak islâmı hayatlarına daha iyi bir şekilde tatbik etmeye, varsa kaza oruçlarını yoksa nafile oruçları tutmaya, sadaka vermeye, insanlara karşı merhametli ve şefkatli davranışlarını artırmaya, hayır ve hasenatlarını çoğaltmaya özen gösterirler.
Bu yılda, üç aylar kış ve gecelerin uzun olduğu günlere denk geldiğinden hem dinlenme hem de kaza veya nafile kılmak, kaza veya nafile oruç tutmak, Kur’an’ı Kerim okumak, zikir ve tefekkürle meşgul olmak gibi ibadetleri yapmak için iyi bir fırsattır.
Bizler bu fırsattan istifade edip Rabbimizin rızasını kazanmak, kulluk görevlerimizi daha fazla önemseyerek ahiret azığımızı hazırlamak için gayret göstermeliyiz.
Recep ayı toprağı sürme, ekip- dikme, Şaban ayı sulama ve gereken bakımı yapma, Ramazan ayı da hasat ayıdır.
Recep ayı, manevî meyve ağaçlarının yaprak, çiçek açıp tomurcuklanması, Şaban ayı, meyvelerin büyüyüp olgunlaşması, Ramazan ayı ise meyveleri toplama ayıdır.
Üç ayları hakkıyla değerlendirmek elbette güzeldir.
Lâkin üç ayları değerlendirdikten sonra senenin kalan dokuz ayını ibadetlerde gevşeklik, dünya meşgalesine dalarak zikirsiz, fikirsiz ve şükürsüz bir şekilde geçirmek ne kadar yanlışsa “Biz Allah’ın (c.c) günlerinde, aylarında ayrım yapmayız.” deyip bütün bir seneyi manevî duygulardan uzak, ibadetsiz bir şekilde geçirmek de o kadar yanlıştır.
Üç aylar, müslümanlar için âdeta bir eğitim kampıdır.
Bu kampta elde ettiğimiz bilgi ve dinî hayatımızdaki becerilerimizi, güzel alışkanlıklarımızı senenin bütününe yaymakla bize bahşedilen ömür sermayesini, hayatımızın imtihanını en iyi şekilde değerlendirmiş oluruz.
Üç aylarda insanlar diğer aylardan daha çok kendilerini günahlardan. korumakta, kötü alışkanlıklarını azaltmaktadırlar.
Yapılan istatistikler de bu aylarda cinayetlerin ve kötü alışkanlıkların azaldığını teyit etmektedir.
Yaşadığımız hayatta dünya meşgalesi çoğu zaman bizlere dünyaya asıl gelişişimizin ne olduğunu unutturabiliyor.
Halbuki bizler bizi asıl gayemiz olması gereken Allah’ın (c.c) rızasını kazanmaktan uzaklaştıracak şeylere karşı sürekli tedbirli, dikkatli ve uyanık halde bulunmalı ve bizi Rabbimizin rızasını kazanmaktan uzaklaştıracak şeylerin ruhlarımızı kendi ağlarına almalarına fırsat vermemeliyiz.
Yüce Rabbimizin bizlere sunmuş olduğu altın bir fırsat olan üç ayları ahiret kazancımız için çok iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz.
Üç aylar içindeki mübarek gecelerden biri olan Regaip gecesini 25 aralık perşembe’yi 26 aralık cuma’ya bağlayan gecede idrak edeceğiz inşâallah.
Değerlendirebilenler ahiret kazançlarını artırmış olacaklar!
Bir daha ki Regaip kandiline ulaşabilir miyiz?
Hiç kimsenin garantisi yoktur.
Rabbim bizlere sağlıklı bir. şekilde tekrar kavuşmayı nasip etsin.
Hepimiz iyi biliyoruz ki bu dünyanın zararları da kendisi gibi fani ve geçicidir.
Fani olan bu dünyada uğranılan zararları telâfi etmek mümkün olabilir.
Ancak mahşer günü ilahî mizan kurulduğunda hayır hasenatımız terazide hafif çıkarsa bunun telâfisi yoktur.
Ne yakınlarımızın çokluğu, ne bilek gücümüz, ne zekâmız, ne de makam, servet ve dünyevî itibarımız o teraziyi ağır getiremez.
Mahşer günü terazimizde ağırlık yapacak salih ameller için önümüzde bir fırsat iklimi vardır.
Böylesi bir fırsatı değerlendirenlerin manevî olarak kârlı çıkacağı da aşikârdır.
Yazımı Peygamber Efendimiz‘in (s.a.v) üç aylarda çokça yapmış olduğu “Allah’ım (c.c) Recep ve Şaban ayını bize mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır.” duasıyla sonlandırmış olayım.
Yüce Rabbim üç ayları milletimiz, islâm âlemi ve insanlığın hayrına, bütün dünya mazlumlarının,
Doğu Türkistan’daki soydaşımız olan uygurların ve Filistin Gazze’de ki mazlumların kurtuluşuna zalimlerin de kahrına vesile eylesin.
Cumamız ve üç aylarımız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.
GÜNDEM
07 Mart 2026SPOR
07 Mart 2026GÜNDEM
07 Mart 2026GÜNDEM
07 Mart 2026GÜNDEM
07 Mart 2026UNCATEGORİZED
07 Mart 2026EKONOMİ
07 Mart 2026