Hayatın içinden yaşanmış hikâyeler…
Sıcak bir yaz günüydü.
Evin avlusunun bitişiğindeki bahçede açan yıllanmış ıhlamur ağacının kokusu yayıldığından etrafı hoş ve rahatlatıcı bir hava kaplamıştı.
Avludaki asırlık çınar ağacının altında biraz dinlenmek için evden çıkan adam birden evlerinin karşısında bulunan tek katlı diğer evlerinin damında oğlunun kiremitleri aktardığını fark etti.
Oğlunun belinden yukarı kısmı çıplak olarak çalıştığını gören adam; biraz sert bir şekilde esen rüzgârdan oğlunun etkilenip hasta olacağı endişesiyle oğluna seslendi: “Oğlum gömleğini giy. Gençliğine güvenip öyle çıplak bir şekilde çalışma. Kendini çarptırır hasta olursun.” diye uyardı.
Oğlu ise onu duymamış gibi çalışmasına devam ediyordu.
Oğluna birkaç defa seslenip cevap alamayınca daha yüksek bir sesle uyarısını tekrarlayınca oğlu: “Üzülme baba bir şey olmaz. Hem hava sıcak hem de çalışırken üşümem. Bir şey olmaz. Merak etme.” diye karşılık verince adam birden aklına geleni uygulamak için evin içerisine girdi.
Üç yaşındaki oyun oynayan torununa bakıp hanımına seslendi: “Hanım torunun elbiselerini çıkart.“ Çıplak kalan torununu aldığı gibi evin kapısının önünde rüzgâra karşı tutmaya başladı.
Oğlu çocuğunun halini görünce telâşlanıp:
“Baba babaa çabuk çocuğu içeri götürür müsün? Üşütüp hasta olacak!” deyince adam:
“Oğlum bende sana deminden beri bunu anlatmaya çalışıyorum. Sen babasın da ben değil miyim? Senin yüreğin evlâdın için yanıyor da benim yanmıyor mu?” diyerek taşı gediğine koydu.
***
Adamın birinin oğlunun yaramazlığından bütün mahalleli bıkmıştı. Kocaman delikanlı olmuş ama yaramazlıkları bitmemiş birçok kişiyi rahatsız ediyor bundan dolayı da mahalleli sık sık babasına şikâyete geliyordu.
Adam oğluna: “Artık kocaman adam oldun. Biraz aklını başına al. Bak birçok kişi senden rahatsızlık duyuyor. Birgün göğsü kıllının birine denk gelirsin sonra pişman olursun.” diye nasihat etti.
Şımarık oğul günlerden birgün yolda giderken kendinden birkaç yaş büyük gencin birine omuz atıp bir de kendisi suçlu değilmiş gibi karşısına dikilip efelenince omuz attığı genç bunu öyle bir dövdü ki âdeta sedyelik oldu.
Yerde yatarken kendisine eğilip bir daha öyle her önüne gelene sataşmaması için nasihatte bulunan kendisini döven gencin gömlek düğmelerini açmaya çalışırken dayağı atan genç “Sen ne yapmaya çalışıyorsun?” diye sorunca: “Babamın nasihati aklıma geldi. Göğsün kıllımı diye baktım. Çok şükür kıllı değilmiş ya kıllı olsaydı. Halim nice olurdu.” diye cevap verdi.
***
Torununu çok seven dedesi ona sık sık çeşitli nasihatlar ediyordu. Nasihatların birinde: “Bak torunum insan nasibiyle yaşar, nasibini yer, içer. Nasipsiz sopa bile yenilmez.” demişti.
Aradan yıllar geçmiş torun büyüyüp serpilmiş kocaman bir delikanlı olmuştu.
Mahalle arkadaşları ile çoğunla arası iyiydi.
Lâkin bir, iki kişiyle hiç anlaşamıyor, birçok meselede karşıt fikirde olduklarından bazen anlaşmazlıkları kavgaya varacak derecede ilerliyordu.
Birgün yine anlaşamadığı biriyle kavgaya tutuşmuş, kaşı yarılmış, epey hırpalanmıştı.
Bu durumu kendisine yediremeyip içindeki hırsı bir türlü dindiremediğinden kendisine dayak atana karşılık vermek için evlerinden kaptığı kavi bir gürgen sopasıyla yola koyuldu.
Yolda giderken üç gençin kavga ettiklerini gördü.
Aralarına girip nasihatlerde bulunarak kavgayı ayırmaya çalıştı.
Aralarındaki kavgayı bırakan gençler: “Sana ne sen kim oluyorsun da aramıza giriyorsun?” deyip hep birlikte bunu ortalarına alarak evine çevire iyice hırpalayarak dövdüler.
Kıpırdayacak hali kalmayınca da bırakıp gittiler.
Yerinden zar zor kalkan genç evinin yolunu tutarken dedesinin nasihatı aklına geldi.
Söylene söylene yoluna devam etti.
Şöyle diyordu: “Haklıymışsın dede. Çok haklıymışsın. Nasip olmayınca sopa bile yenilmiyormuş. Dövmeyi düşündüğümün nasibi yokmuş. Sopayı yiyen ben oldum.“
Yüce Rabbim bizlere, imanlı, sağlıklı, düzgün ve güzel bir şekilde yaşamayı ve hakkımızda hayırlı olanları nasip etmesini niyaz ederim.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.
GÜNDEM
17 Nisan 2026SPOR
17 Nisan 2026GÜNDEM
17 Nisan 2026GÜNDEM
17 Nisan 2026GÜNDEM
17 Nisan 2026UNCATEGORİZED
17 Nisan 2026EKONOMİ
17 Nisan 2026