DOLAR 44,1917 -0.08%
EURO 50,6366 0.1%
ALTIN 7.122,11-0,18
BITCOIN 32575973,18%
İstanbul

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Yine bir mübarek Ramazan ayındayız

Yine bir mübarek Ramazan ayındayız

ABONE OL
Şubat 25, 2026 18:16
Yine bir mübarek Ramazan ayındayız
0

BEĞENDİM

ABONE OL

11 ayın sultanına yine kavuştuk elhamdülillah…

Ramazan kamerî ayların dokuzuncusu ve üç ayların sonuncusu olan ayın adıdır.

Ramazan kelimesinin, sözlükte temizlik, yanmak ve keskinlik anlamlarına geldiği belirtilmiştir.

Ramazan ayında oruç ve ibadetlerle Allah’a cc yönelen müminler, günahlarından temizlenir, arınır, bilinçlenir, iman ve ahlâk bakımından keskinleşir, kuvvetlenir.

Kur’an-ı Kerim‘in ilk nazil oluşunun Ramazan ayında olması, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin bu ayda bulunması, sünnet bir namaz olan teravih namazının bu ayda kılınması, Kur’an-ı Kerim’de ismen geçen (Bakara suresi 185. ayet) tek ay olması, Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından övülmesi, islâmın şartlarından biri olup farz olan orucun bu ayda tutulması gibi özelliklerinden dolayı müslümanlarca sabır, ibadet, rahmet, mağfiret ve bereket ayı olarak kabul edilen Ramazan ayı diğer aylardan üstün tutulmuş ve on bir ayın sultanı olarak tanımlanmıştır.

Milletimiz ve islâm âleminin heyecanla beklediği Ramazan ayına kavuşmayı yüce Rabbimiz bizlere bir kere daha nasip ettiği için sonsuz hamdolsun.

Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) salât ve seĺâm olsun.

Son yıllarda Ramazan aylarımızı yaşamış olduğumuz bütün dünyayı etkisi altına alan salgın ve üç yıl önce yaşanan asrın felâketi diye tanımlanan çifte depremlerden ve iki buçuk  yıla yakın bir zamandır siyonist ve terörist bir yönetim tarafından idare edilen İsrail terör örgütünün zulmü altında soykırım, vahşet ve katliamlara uğrayan Filistin halkının özellikle Gazze‘deki mazlumların, Doğu Türkistan‘da çinlilerin oruç tutmalarını dahi engelleyen müslüman Uygur Türkleri’nin ve dünya mazlumlarının feryatlarından dolayı hüzünle karışık bir sevinç içinde yaşamaktayız.

Ramazan oruç ayıdır.

Yüce Rabbimiz Bakara suresinin 183. ayetinde:  “Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere (sizden önce gelip geçmiş ümmetlere) farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” diye buyurmaktadır.

Bu ayetten anlaşılacağı üzere ilk insan ve ilk Peygamber olan Adem Aleyhisselâm’dan beri oruç tutulmaktaydı.

Bu mübarek Ramazan ayını Kur’an-ı Kerim, ilmihal, siyer kitaplarını okuyarak sahih dinî bilgileri öğrenmekle, varsa kaza namazlarımızı, ayrıca nafile namazları kılmakla, Kur’an-ı Kerim okumakla, sadaka ve hayır hasenatlarımızı artırmakla, hasta ziyaretleriyle, büyüklerimizin hal ve hatırlarını sorarak gönüllerini ve dualarını almayla, muhtaç olanların ihtiyaçlarını gidermeyle değerlendirebiliriz.

Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan bu mübarek ayı çok iyi karşılayıp yaşamalı ve bizlerden memnun kaldığında ahirette Rabbimizin huzurunda lehimize şahitlik edeceğini umarak uğurlamalıyız.

Ramazan ayında cehennemin kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır.

Bağlanan cinnîlerden olan şeytanlardır.

İnsan şeytanlarının serbest olduğunu unutmamalıyız.

Ayrıca hepimiz nefis sahibi olarak nefsimizin heva ve heveslerinin esiri olmamalıyız.

Bu mübarek ayda nazil olmaya başlayan yüce kitabımızın mesajlarını çok iyi anlamaya ve gereğini yapmaya çalışmalıyız.

Çocuklarımıza da Ramazan ayını ve orucu sevdirmeye gayret göstermeliyiz.

Sadece midemize değil dilimize, gözümüze, kulağımıza, elimize, ayağımıza, aklımıza, bütün organlarımıza ve benliğimize de oruç tutturmalıyız.

Oruç tutmanın sadece belirli bir zaman için yemek, içmek ve bazı ihtiyaçlarımızı ertelemek olmadığını idrak etmeliyiz.

Ramazan ayı, nimete şükretmeyi, açın halinden anlamayı, lokmamızı paylaşmayı hatırlatmıyorsa, günlerimizi gafletle geçirmeye, gıybet etmeye, haksız davranışlarda bulunmaya, kibir, haset gibi bazı manevî hastalıkları yüreğimizde taşıyarak hayatımızı devam ettirmeye çalışıyorsak tuttuğumuz oruç diyetten öteye gitmez.

Elimize aç kalmaktan başka bir şey geçmez.

Orucu bütün organlarımızla tutalım ki oruç da bizi tutsun.

Faydasız söz ve davranışlardan sakınalım ki orucumuzun sevabını yitirmeyelim.

İsraftan her zaman kaçınmamız gerektiği gibi bu mübarek ayda daha da dikkatli davranmamız gerektiğini unutmamalıyız.

İftar sofralarımız mümkün olduğunca sade olmalı, yiyebileceğimiz kadar yemek pişirmeliyiz.

Yapılan istatistiklerde Ramazan ayında cinayet, gasp, hırsızlık, alkol ve uyuşturucu kullanma gibi gayri meşru işlerin azaldığı belirtilirken maalesef gıda israfının da arttığı belirtilmektedir.

Dünya genelinde milyonlarca insanın gıda ve ilâçtan yoksun olmaları sebebiyle hayatlarını kaybettiklerini de aklımızın bir köşesinde bulundurmalıyız.

Bu mübarek ayı bizlere bir kere daha nasip ettiği için Rabbimize şükretmeli, önemini idrak edip istifadeye gayret etmeliyiz.

Geçen yıl Ramazan ayında hayatta olan tanıdıklarımızdan, akraba, dost ve arkadaşlarımızdan bazılarının bu yıl Ramazan ayına kavuşamadan vefat ettiklerine şahit olduk.

Bu Ramazan ayına kavuşamayan din kardeşlerimizi dualarımızla anarken, bizler için de bu son Ramazan ayımız olabileceğini düşünüp bu ayı hakkımızda gafletten uyanma, kendimize gelme, bir silkiniş ve diriliş vesilesi yapması için Rabbimize dua etmeliyiz.

Kutlu misafirimiz olan on bir ayın sultanı bu mübarek Ramazan ayını karşılar ve uğurlarken ahirettte de bizim ona misafir olacağımızı düşünüp davranışlarımıza özen göstermeliyiz.

Ramazan ayımızı tebrik eder, Yüce Rabbimden bu mübarek ayın önem ve anlamını idrak etmemizi nasip etmesini, Ramazan ayının milletimiz, İslâm âlemi ve insanlık için hayırlar getirmesini, günahlarımızdan arınmış olarak bayrama erişmemize vesile eylemesini niyaz ederim.

Ramazanımız ve Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP