İnsanın midesi kalkıyor, kanı beynine sıçrıyor, öfke boğazını düğümlüyor ve “Bu kadar da olmaz” diyor.
Fethiye’de Meyhane Açılışı
Muğla’nın Fethiye ilçesinde, Allah’ın kitabında kesin ve tartışmasız haram kıldığı bir meyhane açılıyor. İçki içilip, günah ticareti yapılacak, haram kazancın yuvalanacağı bir pislik yuvası.
Tam da bu sırada CHP’li Belediye Başkan Yardımcısı Veli Uysal kameraların önünde yüzsüz bir ifadeyle sırıtarak “Allah bol bereketli kazançlar nasip etsin” diyor.
Yanında getirdikleri emekli imam Ferhat Taşkın da Kur’an-ı Kerim okuyup dua ederek bu haram mekâna Allah’tan “bereket” diliyor.
Kırmızı kurdele kesiliyor, alkışlar yükseliyor, “hayırlı olsun” nidaları ortalığı inletiyor.
Savunma ve İhanet
Sanki Allah’ın “helal” dediği bir yere bereket diliyormuş gibi… Sanki İslam’ın en net hükümlerinden birini hiçe saymak en doğal şeymiş gibi… Ve en iğrenç kısmı: Olay ortaya çıkınca Ferhat Taşkın’ın verdiği savunma. “40 yıllık imamım, vatandaşlar çağırıyor” diyor.
Hayır ulan cahil, hayır!
Sen “hata yaptım ve özür dilerim” demeliydin.
Bu savunma utanç verici bir ikiyüzlülük abidesidir, vicdan yoksunluğunun ve ahlaki çöküşün zirvesidir.
Bazı davetlere “hayır, OLMAZ” denir, “hayırlı bereketli” olsun denmez.
Bazı kapılardan imam sıfatıyla girilmez.
Madem “vatandaş çağırıyor” diye her yere koşturuyorsun, o zaman buyur her türlü karaktersiz, her türlü ahlaksız, her türlü pis örneğin açılışına da katıl.
Fuhuş yuvalarına, tefecilerin karanlık ofislerine, uyuşturucu baronlarının mekânlarına da git.
Oralarda da Kur’an oku, “bol bereketli kazançlar” duasını yap, “hayırlı olsun” diye alkış tut.
Çünkü o kapıdan imam sıfatıyla girdiğin anda artık senin dinin susuyor; o mekânın haramlığı, kokuşmuşluğu, pisliği ve günahı konuşmaya başlıyor.
Sen de o pislik yuvasına “bereket” etiketi yapıştıran, dinini haramın hizmetine koşan adam oluyorsun.
Din İstismarının Zirvesi
40 yıl imamlık yapmış bir insanın bunu bilmemesi mümkün değildir. Biliyorsa bu düpedüz dinine, Peygamberine ve milletin inancına ihanettir.
Bilmiyorsa da o unvanı, o cübbeyi ve o emeklilik hakkını baştan aşağı sorgulamak gerekir.
Çünkü din, her yerde pazarlanacak bir malzeme değildir.
Özellikle Allah’ın lanetlediği bir mekânda kesinlikle değildir.
Veli Uysal ve Güruh
Peki ya Veli Uysal ve yanındaki o güruh? Belediye başkan yardımcısı, protokoldekiler, orada bulunan diğer yetkililer ve vatandaşlar…
Hepsi kör müydü?
Hepsi vicdansız mıydı?
Hepsi bu kadar mı ilkesiz ve karakterden yoksundu?
“Durun arkadaşlar, burası meyhane, Allah’ın haram kıldığı bir yere İslam’ın duasını getirmeyin, bu büyük bir saygısızlıktır” diyecek tek bir aklı başında, tek bir vicdan sahibi, tek bir yürekli adam çıkmadı mı? Hayır, çıkmadı.
Hepsi alkışladı, hepsi gülümsedi, hepsi bu iğrenç tiyatronun figüranı oldu. Hepsi bu alçaklığa ortak oldu.
Dinle Alay Etmek
Bu olay basit bir açılış töreni değildir. Bu, benim dinimle, senin dininle, bu milletin asırlardır taşıdığı imanıyla alenen, yüzsüzce ve kahpece alay etmektir.
Kimsenin özel hayatına, içki içmesine karışmıyorum. İsteyen içer, kendi günahını kendi taşır, kendi ahiret hesabını kendi verir.
Ama benim dinimin duasını, Kur’an’ın bereket ayetlerini alıp Allah’ın kesin haram kıldığı bir pislik yuvasının vitrinine, reklamına, PR’ına kondurmayın.
Bu açık bir dinsizliktir, bu açık bir saygısızlıktır, bu açık bir istismardır.
Hristiyan papaz, Yahudi haham ya da Hindu Pandit getirselerdi tek kelime etmezdim.
Haddime bile değil.
Çünkü onların inanç sistemlerinde içki haram değildir. Ama siz İslam’ın adını kullanarak, Allah’ın “içmeyin” dediği bir mekâna “bereket” diye yapıştırıyorsunuz.
Bu düpedüz dinle dalga geçmek, inancı sömürmek, kutsalı iğrenç bir siyasi makyaja ve ucuz oy malzemesine çevirmektir.
Tarihsel Örnek: Celal Doğan
Bu CHP’de yeni bir şey değil. 1989-1990’da Gaziantep’te dönemin CHP’li (SHP) Belediye Başkanı Celal Doğan, lüks bir genelevi (fuhuş yuvasını) kurban keserek, tekbir getirerek, dualar ederek açmıştı. “Vatan evlatlarına hayırlı uğurlu olsun” demişti. Dönemin CHP medyası da utanmadan bunu manşete taşımıştı. Demek ki haram mekânlara dini ritüel kondurmak bu zihniyetin genlerinde, DNA’sında var.
Hiç değişmemişler.
CHP Seçmenine Sesleniş
CHP’li seçmen, size sesleniyorum: Bu mantık bu partinin özündedir. Tarihine bir bakın, ibret alın.
CHP kuruluşundan beri İslam’a ve bu milletin derin inancına düşmanlık yapmış, ezanları Türkçeleştirmiş, camileri ahıra çevirmiş, dindarları gerici diye dışlamış, milletin en temel değerlerini yok saymıştır.
Bugün de aynı ruh devam ediyor.
Laiklik diye milletin dinini ezenler, şimdi oy uğruna aynı dini meyhane vitrininde ucuz dekor yapıyor.
Özgür Özel, sen eğer kalkıp mezar başında arkadaşlarınla rakı kadehini kaldırıp ölüyü selamlarsan, senin belediye temsilcilerin de meyhane açılışında Kur’an okuturlar. “Biz CHP’yiz, bu bizim hakkımızdır” derler.
Özgür Bey, her gün biraz daha rezil oluyorsunuz. Her gün biraz daha karakteriniz ortaya çıkıyor.
Artık gizli saklı bir şeyiniz kaldı mı bilmem.
Her şekilde fars oldunuz; irtikap, dolandırıcılık, rüşvet, adam kayırma, hırsızlık, yalancılık…
Değil bunlara oy vermek, bu mantığa selam bile verilmez, yüz çevrilir ve geçilir.
Son olarak
Yeter artık!
Bu kadar vicdansızlık, bu kadar ikiyüzlülük, bu kadar alçakça din istismarı da olmaz.
Yüzünüze tükürseler “çok şükür” diyeceksiniz.
Çünkü sizde utanma, sıkılma, vicdan diye bir şeyin kalmadığı artık çok nettir.
Bu rezillik tarihe utanç kaydı olarak yazılacaktır.
Bu millet de unutmayacak.
GÜNDEM
17 Mayıs 2026SPOR
17 Mayıs 2026GÜNDEM
17 Mayıs 2026GÜNDEM
17 Mayıs 2026GÜNDEM
17 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
17 Mayıs 2026EKONOMİ
17 Mayıs 2026