03 Şubat 2024 Cumartesi
İspanyollar yarı final için kapışıyor: Atletico Madrid - Barcelona karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
Allah, Tayyip bey’e uzun ömürler versin
Ankara’da muğlak bir seçim
Tesettürün sessiz kaybı…
Derin devlet ne anlama geliyor?
Baharın güzelliği polenle gölgeye düşmesin
08/09/1999 sonrası sigorta tescili olanların gözü kulağı emekliliğe bir an evvel hak kazanabilmelerine olanak sağlayacak yeni bir düzenlemenin meclise gelmesinde.
Kademeli Emeklilik bekleyenlerin beklentisine binaen yeni bir düzenleme meclise gelir mi?
Kademeli Emeklilik yönünde bir düzenleme olup olmayacağı Hükümetin planlarında var mı?
6 Eylül 2023 tarihli 32301 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış 7597 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 2024 – 2026 dönemi kapsar Orta Vadeli Plan da Sosyal Güvenlik yönünden yapılacak olanlardan;
–Sosyal Güvenlik Sistemi’nde kişilerin daha çok istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemeler hayata geçirilerek sistemin mali sürdürülebilirliği güçlendirilecektir. (2024/3.çeyrek)
Şeklinde madde yer almaktadır.
Cumhurbaşkanı kararlarından, bir önceki 2023-2025 dönemi olan kapsar orta vadeli plan genişletilerek 2024 – 2026 dönemi planına yansıtılmış.
2024 – 2026 dönemi kapsar OVP de “hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemeler hayata geçirilerek“ ibaresi yer almışsa da bir önceki OVP de ise böyle bir ibare yer almamıştı.
2024 – 2026 dönemi OVP’na göre, hükümetin bu yılın 2024/3.çeyreğinde hakkaniyet ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemeleri hayata geçirmeyi planlamıştır.
Aktüeryal denge; kabaca, kaç çalışanın kaç emekliye baktığını göstermesidir.
Uluslararası standartlara göre; 4 çalışan 1 emekliye bakıyor.
Türkiye de; 25milyon aktif sigortalı/çalışan, 16milyon pasif sigortalı/emekli var.
Bu durumda, 1,5 çalışan 1 emekliye bakıyor.
Bu sayıya bakıldığında uluslararası standartlara ulaşılabilmek için Türkiye’de istihdam odaklı büyümeye ihtiyaç olduğu da aşikar gözüküyor.
Yıllar itibariyle Sosyal Güvenlik Sistemi’nde aktüeryal denge bozulmuştur.
Her ne kadar işin uzmanları tarafından sosyal güvenlik sisteminde aktüeryal dengenin önemi anlatılsa da siyaseten geçmiş dönemlerde de bu husus hep seçim malzemesi olmuş ve sigortalı emekli olma koşullarında yaş şartı birçok kez değişikliğe uğramıştır.
|
Yıl |
Dönemin Başbakanı |
kadın |
erkek |
|
1950 |
Adnan Menderes |
60 |
60 |
|
1955 |
Süleyman Demirel |
55 |
60 |
|
1969 |
Süleyman Demirel |
38 |
43 |
|
1986 |
Turgut Özal |
55 |
60 |
|
1992 |
Süleyman Demirel |
38 |
43 |
|
1999 |
Bülent Ecevit |
58 |
60 |
Dönemin Başbakanlarından Süleyman Demirel, emeklilik yaşını 3 kez düşürmesi ile, Turgut Özal ve Bülent Ecevit ise yükseltmesi ile tarihe iz bırakmıştır.
16 Nisan 2017 Referandumu ile kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihinden beri yürütülmekte olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde ise geçmiş yıllarda da siyasilerin seçim kazanma vaatleri içerisinde hep varlığını sürdüren emeklilik koşullarından yaş koşulu 08/09/1999 öncesi sigortalılar için 01/03/2023 tarihli 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak “EYT” yasasının çıktığı dönem olarak tarihte yerini almıştır.
Yukarıdaki tabloya bakınca, kademeli emeklilik beklentisi içerisinde olan sigortalı kesimin seçim dönemi öncesinde olası çıkacak bir yasa/torba yasada yer alacak bir düzenlemesi beklemesi son derece anlaşılır bir durumdur.
01/03/2023 tarihli 375 sy. KHK ile, (Emeklilikte Yaşa takılanlar) 08/09/1999 öncesi sigortalı olanlar emekli olmayı yasal olarak hak etmiştir.
08/09/1999 sonrasında sigortalı olanlar için durum ise
08/09/1999-30/04/2008 tarihleri arasında ilk defa hizmet akdi ile çalışmaya başlayarak sigortalı sayılan kadın 58, erkek 60 yaşını ve 7000 gün primi ödemiş olması ve 25 yıl koşulunu tamamlamış olması gerekiyor.
Emeklilikte Yaşa Takılanların mücadelesinin EYT yasası ile sonuç vermesi yerinde bir karar/yasa olmakla, 08/09/1999 sonrasında sigortalı olmuş olanların hakkaniyet zedelenmesi yaşamasına neden olmuştur.
08/09/1999 sonrasında sigortalı olmuş olanların kademeli emeklilik talepleri ile ilgilli olarak ÇSGB Sn. Vedat Işıkhan, “Vaadimizi yerine getireceğiz. Kısa zamanda bunu neticelendirmeye gayret edeceğiz. Bütçe disiplinimiz el verdiği sürece beklemek için sebep de kalmayacak” demiştir.
Hükümetin 2024 – 2026 OVP’na göre, sosyal güvenlik sisteminde yeni bir düzenleme yapılacağına ilişkin plan takvimi 2024/3. çeyreğinde planlanmış.
Sn. Bakanın açıklamalarında bütçe disiplinin elverişli olup olmaması durumuna bağlı karar alınabileceğine ilişkin vurgu yaptığı anlaşılmaktadır.
Vaadin yerine getirilmesinin kamu maliyesinin bütçe denkliğini sağlaması durumunda gerçekleşmesine bağlı olduğu atlanamayacak bir gerçekliktir. Anlaşılan şu ki, kademeli emekliliğin uzun vadeli emekleyerek geleceğidir.
Tarihe bırakılan izlere bakılınca, iktidar partisinin de seçimi kazanma hedefini gerçekleştirme yolunda bütçe disiplininden sapabileceği ve kademeli emekliliğin seçim vaadi olmaktan çıkıp yasa teklifi olarak meclise sunulabileceği, ancak bunun hangi seçim dönemine denk geleceğini de önümüzdeki siyasi gelişmeler anlatacaktır.
Türkiye’nin önde gelen sosyolojik bir gerçekliği, yoksulluk ve işsizlik sorunları birbiri ile ilintili çözüm bekleyen sorunlardandır.
Yoksulluk az gelişmiş ülkelerin başta gelen sorunlarından olmakla, nedenlerine; göçle de gelen nüfus artışı, hükümetin ekonomi politikalarının kalkınmada yeterli faydayı sağlayamaması, rasyonel politikaların izlenmemesi nedeniyle işsizliği önleyici tedbirlerin yetersizliği, üretim de artışın sağlanamaması sayılabilir.
110 gelişmekte olan ülkede 6.1 milyar insanı kapsayan veriler baz alınarak 11 Haziran 2023 tarihinde hazırlanmış “2023 Küresel Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (ÇBYE) “Raporunda, Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi veri eksikliği nedeniyle Türkiye için hesaplama yapılamayacağından 2023 Küresel Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi raporuna dahil edilememiş.
Neden edilmediği, eksikliğin kaynağının ne olduğu soruları cevap bekleyen sorular olarak yerini koruyor.
Strateji ve Bütçe Başkanlığının 12.Kalkınma Planı (2024-2028)’nda yoksullukla mücadele hedeflerinde; ülke nüfusunun %20 sinin en yüksek gelire sahip olduğu, göreli yoksulluk oranının 2023 için %21,6 , 2028 için %20,1oranında belirlendiği görülmüştür.
Bu verilere göre, 2023 yılı ülke nüfusun (85.279.553) %20’sinin / 17milyonun en yüksek gelire sahip olduğu ülkemizde geri kalan nüfustan 14 milyon kişinin yoksullukla mücadele ettiğinin belirtilmiş olduğu anlaşılıyor.
Türk-İş araştırması olan Kasım 2023 raporunda Ankara’ da yaşayan 4 kişilik bir ailenin GIDA İLE BİRLİKTE DİĞER TÜM TEMEL HARCAMALARI İÇİN HANEYE GİRMESİ GEREKEN TOPLAM GELİR TUTARINI (YOKSULLUK SINISI) 45.686 TL olarak açıkladı.
Trük-İş Kasım 2018 de yoksulluk sınırını 6.328- TL olarak açıklamıştı. Türk-iş yoksulluk sınırı verileri baz alındığı durumda, Kasım 2018 ile Kasım 2023 arasında yoksulluk sınırı 7,22 kat artmış.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca, açıklanmış asgari ücret verilerine göre; Kasım 2018 de asgari ücret net tutarı: 1.603,12- TL, Kasım 2023 de asgari net ücret tutarı: 11.402- TL dir.
Kasım 2018 ile Kasım 2023 arasında asgari ücret net tutarı 7,113 kat artmış.
Yoksulluk sınırı tutarı ve asgari ücret tutarında hemen hemen aynı kat artış olduğu görülsede, aynı dönem kapsamında bakılacak olursa, Kasım 2023’de 45.686- TL tutarındaki yoksulluk sınırı Kasım 2023 deki asgariücret net tutarı 11.402 TL’nin 4 katı kadardır. Yoksulluk sınırı ile asgari ücret net tutarı arasındaki fark tutar 34.284- TL dir.
Asgari ücret görüşmeleri taraflar arasında ilk toplantısını 11 Aralık 2023 de gerçekleştirdi.
İkici toplantı 18 Aralıkta gerçekleşecek.
Yapılan toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan “2024 Yılı asgari ücretinin; çalışanların gelirlerini enflasyona ezdirmeyecek, istihdamı koruyacak ve artıracak rn makul noktada belirlenmesi için çalışacağız” dedi.
2002 yılından beri hükümeti aynı parti yönetiyor ve aynı iktidarın bakanı çalışanların gelirlerini enflasyona ezdirmeyeceğini söylüyor.
Oysa ki, 20 yıllık bir iktidarın bakanından duyulması beklenen bugüne kadar çalışanların refahı yükseldi, daha da yükseltmek için gerekli gayreti göstereceğizdir. Ancak, maalesef 20 yıllık iktidardan hala enflasyon canavarı ve canavarın zararlı yönlerini konuşuyoruz.
Sn. Bakan Asgari Ücret görüşmelerinde asgari ücretin makul noktada belirlenmesi için çalışılacağını belirtmişse de Türk-iş in tespit ettiği Kasım 2023 yoksulluk sınırını (45.686-) geçmeyeceği aşikardır.
Kaldı ki asıl sorunun çözümü öncelikle, rasyonel ekonomi politikaları ile üretimin artırılması enflasyonun tek haneye düşürülmesi olmalıdır.
Bu bağlamda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve geldiği günden beri bazı kesimlerce rasyonel politikalara dönüldüğü yönünde görüşlerin konuşulduğu konuşulsada ülke yönetim sistemimizin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğu gerçeği atlanmamalıdır.
Meclis görüşmelerine başlanmış olan torba yasanın maddeleri incelendiğinde de diğer bazı kanunlarda olduğu gibi bu torba yasada da çoğunlukla Gelir Vergisi, Vergi Usul Kanununda bir çok değişiklik için meclisin cumhurbaşkanına yetki vermesi maddesi eklenmek istenmektedir.
Maliye hazinesinin gelirlerini artırmak için Sn. Şimşek’in verginin tabana yayılacağı ifadesinin yanlış anlaşıldığını söylemiş ifadelerinde düzeltme yoluna gitmişse de ilk ifadesi kamuoyunda epeyce rahatsızlığa yol açmıştır.
Maliye hazinesinin gelirlerinin kaynağı olan vergi gelirlerine ilişkin vergi oranlarının her gerçek kişi ve tüzel kişilik vergi mükellefleri ve nihai tüketici yönünden aynı oranda olmaması gerektiğini de belirtmek isterim.
Hem çalışan kesim hem de işveren kesim için son derece önemli olan asgari ücret özellikle yüksek enflasyonist dönemde olduğumuz günümüzde yüksek yoksulluk ücreti olarak anılacaktır.
Özellikle çalışan kesim ve işveren kesimin sıkı takip ettiği asgari ücretin belirlenmesi süresi akabinde öyle ya da böyle çalışan kesim için yeterli olmayacak kısa vadede alım gücüne bir miktar fayda sağlamış gözükse de kısa sürecek bir fayda olarak yerini alacaktır.
Diğer yönden işveren kesimi ise her asgari ücret tespit komisyonu görüşmelerinden çıkacak sonucu kaygı ile beklemektedir.
İşveren taraf, yeni yılda ürün/ hizmet satış tutarını yeni yıl bütçelemesinde işçilik maliyetinin ne tutarda olacağına bağlı olarak belirleyeceğinden asgari ücrete gelecek artış oranı son derece önemlidir.
Ayrıca işverenin ciro yetersizliği, düşük karlılık veya işletme zararı, dolayısıyla ödeme güçlüğü çekmesi nedeniyle tahakkuk edecek SGK işçilik primlerini nasıl ödeyeceğini şimdiden düşünmeye başlamış olduğu da ortadadır.
Tek başına yeterli olmasa da ilk önlemlerden enflasyonun tek haneye düşürülmesi ile yoksulluk sınırı ile asgari ücret arasındaki fark artı yönde düşürülebilecektir.
Ancak, mevcut asgari ücretin %40 oranında artışa tekabül 15.963,26 TL net tutarında olması görüşüm bir kenar da dursun, ülkemizde yoksulluk sınırı ile asgari ücret arasında ki yüksek fark mevcut hükümet sistemi var olduğu sürece acıtıcı şekilde kendini hissettirmeye devam edecektir.
RAZİYE GÖK AKTAŞ KİMDİR?
1976 Antalya Aksu doğumlu, evli ve 2 çocuk annesidir.
Sakarya Üniversitesinden aldığı eğitimler sonrasında Bağımsız Denetçilik ünvanını aldı ve Antalya’ da bir bağımsız denetim şirketi yönetim kurulu üyesi.
İktisat Fakültesi Maliye bölümü mezunu olan Raziye Gök Aktaş, halen Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünde öğrenim yapmaktadır.
Birçok gazete ve internet haber sitelerinde makaleleri yayınladı. İşletme Vizyonu Stratejik Planlama, İnsan Kaynakları ve Eğitim Planlaması, İletişim ve İnsan İlişkileri, Problem Çözme ve Karar Verme Teknikleri, Hizmet Kalitesi, Müşteri ilişkilerinde Mükemmellik, Bilirkişilik, Aktüerya, Konkordato, Halkla İlişkiler ve Uygulamaları üzerine eğitimler aldı.
Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci olarak hizmet vermektedir.